Examples of using Halin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mariechen, Mariechen, ne olacak senin halin?
Sorun ne? Sanırım Halin bir ilişkisi var.
senin doğal halin.
Bence seni güzel yapan da bu yıpranmış halin.
Ne güzel, eski halin gibi konuşmaya başladın.
Sorun ne? Sanırım Halin bir ilişkisi var?
Charlie, Buster, Harold… Halin bize ödediğinin on katını alıyorlar.
Charlie, Buster, Harold… Halin bize ödediğinin on katını alıyorlar.
Halin bana ihtiyacı var.
Halin seni iş başında görmesini çok istiyorum.
Halin beni ilk defa buraya getirdiğini hatırlıyor musun?
Halin, Mattin senin bile.
Çünkü Halin yeniden çalıştırılabileceğine dair umutlarınız var.
İstediğin şartlarda kendimi sana sunuyorum ama Halin yaşamasına izin ver.
tıpkı Halin durumu gibi.
bu senin gerçek halin değil.
Bizimle konuşurken HALin kusursuz bir tonlaması… olduğunu kastediyorum.
O kötü zamanda ki halin seni bu hale getirdi.
Senin halin çok daha iyi görünüyor.
Jjari, halin vaktin yerindeymiş!