Examples of using Handan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bize biraz Dr. Handan bahsedin.
Handan nefret ettiğini söylemiş.
Neden Handan şüphelenildi?
Bu arada, hapishanede hiç Bayan Handan haber aldın mı?
Beni handan atmak, sokağa atmak istiyordu.
Handan( isim), Türkçe kadın ismi.
Handan nefret eden yalnızca biz değiliz.
Handan bu kadar erken dönmenizi beklemiyordum.
Cengiz handan Hükümdar Camokaya selamlar getirdim.
Seni handan attılar mı?
Handan mektup.
Hachi, handan kaçtı da.
Han Soloya'' Handan selam söyleyin.
Majesteleri, bunlar Handan.
Saat üç gibi handan ayrılacaklar.
Sırası gelmişken, efendim, sizin için handan Shizuyu çağırttık.
babasının sürekli hatırlatmasıyla hafızasına kazınmış olduğu şekliyle 27 Temmuz sabahı van Goghun kahvaltıdan sonra handan nasıl ayrıldığını anlatır.
Bak Handan, defalarca söyledim sana tam sekiz senedir,
Çoğu kişi bunun yalnızlık olacağını… düşünür ama handan sonra yalnızlığa dayanabilirim.
Celal Sait Handan miras kalan tek şey, onun dayanılmaz acılar içinde yaşadığı uzun ve berbat bir hayat olacak.