Examples of using Hangar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben yap diyene kadar hangar kapısını havaya uçurma. Evet.
Bizi hangar güvertesine götürecek bir yol buldum.
Burayla hangar güvertesi arasında cesetten başka bir şey görmedik.
Burası ve hangar arasında cesetler dışında bir şey görmedik.
Hangar kapılarını kapatabilecek bir yol bulabilecek miyim ona bakacağım.
Dariusun söylediği gibi, bu hangar… bizi nükleer saldırıdan koruyacaktır.
Üçüncü hangar için güvenli misiniz? Anlaşıldı.
Anlaşıldı. Üçüncü hangar için güvenli misiniz?
Üçüncü hangar için güvenli misiniz? Anlaşıldı.
Sizi Hangar A kapısında bekliyor olacak. Sinyor Cortez adında bir adam.
Bu hangar derin bir kazıktemele sahip.
Hangar kapısında bir yarık açmak için iyon topunu kullanabiliriz.
Güç olmadan hangar kapısını bile açamayız.
Hangar kapıları bunlar.
Efendim, Hangar 718 deki sensörler çalıştı.
Hangar kapalı. Çıkış yolu yok.
Efendim, Hangar 718 deki sensörler çalıştı.
Hangar kapalı. Çıkış yolu yok.
Tamam. Hangar kapılarını açmanın bir yolunu bulurum.
Peki Direktörün izni olmadan hangar kapılarını nasıl açacaksın?
