HANLA in English translation

han
handan
hanın
khan
han
kağan
hanın
hakan
handan

Examples of using Hanla in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hanla çalışarak çocuk suiistimali yasasını çiğnediğinizi saymıyorum bile.
Not to mention the child labor laws you violated by working with Han.
Puyo, Hanla ilişkisini sürdüreceği konusunda size yalan söyledi.
Puyo lied to you about maintaining their ties with the Han.
Hanla olan öğle yemeğinden önce ziyaretine geliyordum.
I was just coming to pay you a visit prior to your lunch with the Khan.
Hanla olan yemeğin keyifli geçsin.
Enjoy your lunch with the Khan.
Yaşında bir çocuk Hanla alay ediyordu, biz de üstüne çöktük.
Some 12-year-olds were making fun of Han, so we piled on.
Yaşında bir çocuk Hanla alay ediyordu, biz de üstüne çöktük.
So we piled on. Some 12-year-olds were making fun of Han.
Önce davranan avantajlı çıkar! Efendim, Chowun bu Hanla bir bağlantısı olabilir!
My lord. Chow seems to have some connection with this inn.
Geneviève adındaki genç bir kadın Büyükelçi Hanla temasa geçti… ve onun, listenin nerede olduğunu bildiğini düşünüyoruz.
And we belief she know where it is. A young lady named Generieve, made contact with Ambassador Han.
Yargıç Hanla sınıf arkadaşıydınız ama Han her konuda senin bir adım önündeydi.
You and Judge Han were classmates But, Han was a step ahead of you at everything.
Prof. Sohnun Paralellik Teorisindeki gibi Yargıç Hanla sizin aranızdaki paralellikler çok esrarengiz.
Like Prof. Sohn's Parallel Theory, the parallels between you and Judge Han are too uncanny.
Geç kaldın, mekânı kaybettik ve emlakçımızın Hanla seks yapmak istediğini ama ön taraftan bakire kalmak istediğini öğrenmek zorunda kaldım.
You're late, we lost the space, and I had to learn that our real estate agent wants to have sex with Han, but remain a… front virgin.
Aşk hayatım için elimde olan tek şans Hanla bir fahişeyi yarı yarıya kırışmak.
The only chance for a love life I have now is going halfsies on a hooker with Han.
Dr. Hana şimdi katılırsam daha çok şüphe çeker.
If I join Dr. Han now, that will be more suspicious.
Doğu… platformunda.- Hanı kurtarmak için hala bir şansımız var.
At the east… platform. There's still a chance to save Han.
An8} Ardından Dr. Hanı ziyaret edecek gibi görünüyor.
An8}It looks like he will visit Dr. Han afterward.
Ama yine de Dr. Hana güveniyorum, her zaman başladığı işi hakkıyla çözdü?
But I still trust Dr. Han, you always solve what you do?
İnsanları sorguladık ve Ajan Hana benzeyen birinin orada olduğunu öğrendik.
We questioned people and learned that someone who looks like Agent Han was there.
Bu arada, sanırım Doktor Hanı daha önce gördüm.
By the way, I think I have seen that Doctor Han before.
Sanırım babasını koruyabilmek için Moo-gang Hana kalp naklinden bahsetti.
I guess he told Moo-gang Han about his heart transplant, so that he could protect his dad.
Moo-gang Hanı ve Ha-ramın babasını öldürdü.
Moo-gang Han, and Ha-ram's dad.
Results: 50, Time: 0.0316

Top dictionary queries

Turkish - English