Examples of using Hapisanede in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hapisanede neler oldu?
Kokmuş hapisanede tek başıma çürüyüp gitmek istemiyorum.
Hapisanede eşlerin ziyaretine izin verilmediği için bu bir çeşit… gerdek gecesi.
Bu hapisanede ziyaret ayarlamak çok zor.
Hapisanede bir mahkum onu 20 önce Toulondan tanıdığını söylemiş.
Hapishanede. Hapisanede neler oldu?
Hapisanede çok dokunaklı konuşmuştunuz.
Hapisanede patlama oldu!
Belki de hapisanede aynı hücreyi paylaşırız, bunu biliyorsun değil mi?
Hapisanede zaten bir kriz var?
Geri kalanları da öldü ya da hapisanede.
En azından o soğuk hapisanede değildi.
Çocuğu bir dahaki görüşü hapisanede camların ardından olacak.
Nun-yan Tapınağının ustası, az önce hapisanede intihar etti.
Hapisanede son günlerim, son 18 ayım. Son 18 ayın son bir senesinde, hücre arkadaşımlayım.
Ve eğer partnerin hapisanede öldürülürse, parayı ikiye bölmene hiç gerek kalmaz.
Mektupta ayrıca, eğer Notley hapisanede öldürülürse, bu Riley parayı bulduğu içindir sonra kendisini öldürtmüştür yazıyor.
Ya hapisanede 6 ay ya da orduda 3 yil. Hakim bana bir seçim verdi.
Çok ucuzdu eğer o bu savaşı bitirmeya yardım etmeseydi. Merak ediyorum burada çok insan olmasa hapisanede on yıl düşün.
Çok ucuzdu eğer o bu savaşı bitirmeya yardım etmeseydi. Merak ediyorum burada çok insan olmasa hapisanede on yıl düşün.