Examples of using Harden in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O insanlar için bir şeyler yapan bir tip. Bayan Hardenin senin için yaptığı gibi.
Harden onu Olympusa indirin.
Ya Alison Harden?
Beni öldürmek istemezsin, Harden.
Bayan Harden geldiğiniz için teşekkürler.
Yerime Komiser Harden bakacak.
Bence burada Gerri Harden yazmıyor.
Herşey yolunda mı Bay Harden?
Vinegarroonda ne yapıyorsun? Cole Harden.
Hoşgeldiniz Bay Harden, Hoş geldiniz.
Ben yokken Yüzbaşı Harden yerime bakacak.
Yargıç Harden, kanunu desteklediklerini söylememi istedi.
Sen bir düzenbaz ve yalancısın. Harden.
Şerif Harden, bu ortağım Ajan Scully.
Harden, Sen bir düzenbaz ve yalancısın.
Yargıç Harden eski tekneyi size ödünç verdi.
Dikkat. Herşey yolunda mı Bay Harden?
Adli levi harden, a bankasi yürüdü.
Bay Harden, ilk defa derse zamanında geldiniz.
Bay Harden, sanırım henüz asılan bir beden acıkmıştır.
