HAREKETLER in English translation

movements
hareket
dolaşım
akım
hareketlenme
moves
hareket
hamle
yürüyün
taşınmak
kımılda
kıpırda
çekilin
çekil
yürü
taşı
actions
aksiyon
hareket
eylem
motor
olay
faaliyet
müdahale
işlem
önlem
harekat
acts
hareket
rol
davranın
davranıyorsun
davranış
sahne
davran
yasası
eylemi
gösterisi
motion
hareket
önerge
teklif
sinema
talep
çekimde
dilekçesine
devinim
behavior
davranış
hal
hareketler
tavrı
activity
aktivite
faaliyet
hareket
eylem
etkinlik
gestures
jest
hareket
davranış
mimikleri
işareti
bir göstergesi
behaviour
davranış
hareketleri
tavırlarını
stunts
gösteri
dublör
akrobasi
numarayı
hüneri
bir aksiyon sahnesi
yapmayı
marifeti
hareketi
tehlikeli sahnem

Examples of using Hareketler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tekrarlanan anlamsız hareketler, Akıl hastalarında çok rastlanır.
Nonsensical repetitive behaviour is common in mental illness.
Böyle sertçe hareketler yapmamalısın.- Yapma şunu!
Stop that! You mustn't make such violent gestures.
Uzayda tüm hareketler görecelidir… Ben gezegenden bahsediyorum.
I'm talking about on the planet. All motion in space is relative.
Doğal olmayan hareketler için çağrı yapıyorum ama sürekli burayı gösterip duruyor.
I tried scrying for unnatural activity, but it just kept on pointing back to the manor.
Yaratıcıların hizmetinde… bütün hareketler kutsaldır.
In the service of the Makers… all actions are blessed ones.
Bizim için parlak hareketler yoktur.
No flashy stunts for us.
Yani sadece başka bir erkekle birlikte yapılabilecek bazı hareketler var.
With other men. I mean, there were certain acts that could only be done.
Hiç böyle hareketler yaptığını görmemiştim.
I have never seen you make gestures like this.
Nasıl hareketler bunlar?
What kind of behavior is this?
Bütün ilerleyici hareketler önem taşır.
All forward motion counts.
Saldırgan hareketler.
Aggressive behaviour.
Açıkça belirginleşmekte olan ise UFO faaliyetleri ve tektonik hareketler atbaşı gitmektedirler.
What is becoming very apparent is that UFO activity and tectonic activity go hand in hand.
Ve kahraman olma baskısı… böyle çok kötü durumlarda kahramansal hareketler yapmaya iter bizi.
And the pressure to be a hero and do heroic acts in terrible situations.
Ve artık korkakça hareketler yok.
And no more cowardly stunts.
Diğer sürücülere kaba hareketler yaparsanız hapse girersiniz.
Making rude gestures at other motorists, you go to prison.
Yerde çok güçlü hareketler var.
Strong motion up the wazoo.
Bazı garip hareketler vardı.
There was bizarre behaviour.
Normal olmayan bir şeyler ya da garip hareketler sezinlediniz mi?
Did you notice anything unusual recently, any strange behavior?
Hesabında sıra dışı hareketler olduğunu söylüyor.
They say there's been unusual activity on your account.
Rezil, hiçbir erkeğin yapmaması gereken, tarifsiz hareketler.
Vile, unspeakable acts no man should have to do.
Results: 794, Time: 0.045

Top dictionary queries

Turkish - English