Examples of using Harun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Teşekkür ederim. Bu Harun Yeşil.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.
Merari boylarının Buluşma Çadırıyla ilgili görevi budur. Kâhin Harun oğlu İtamarın yönetimi altında hizmet edecekler.››.
Hoşça kal. Alındığımdan beri Matilda, Harun Khanla diğer tanıdıklarından… iki katı zaman geçirdi.
Merari boylarının Buluşma Çadırıyla ilgili görevi budur. Kâhin Harun oğlu İtamarın yönetimi altında hizmet edecekler.››.
Ayrıca, kardeşim Harun benden daha iyi konuşur.
Hoşça kal. Alındığımdan beri Matilda, Harun Khanla diğer tanıdıklarından… iki katı zaman geçirdi.
Kardeşim Harun, o, dil bakımından benden daha güzel konuşur.
Hakikaten Harun, onlara daha önce:
Dedi ki,'' Harun! Seni engelleyen neydi, onları saparken gördüğün zaman.
Hoşça kal. Alındığımdan beri Matilda, Harun Khanla diğer tanıdıklarından… iki katı zaman geçirdi.
dünyanın kralı yeryüzünde Peygamberimizin sesi Sultan Harun Reşit.
Musa'' Ey Harun, oların saptıklarını gördüğün zaman sana ne engel oldu( da önlemedin)? dedi.
Bay Harun ama… Fink sizi eli boş gönderdiyse… neden bu tablo elinizde?
Ben Sultan Harun Reşit de değilim!
Musa, ey Harun dedi, bunların doğru yoldan saptıklarını görünce ne mani oldu da.
Musa da gelince:'' Ey Harun'' demişti.'' Onların saptıklarını gördüğün zaman seni( Onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?
Faran Harun Tahir, 16 Şubat 1964 tarihinde Los Angelesta Naeem Tahir
Dedi, levhaları attı ve kardeşinin başından tutup kendine doğru çekti. Harun:'' Ey annem oğlu!
Bunu Harun soyundan gelen meshedilmiş kâhin RABbe sunacak.