Examples of using Hedefin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nihai hedefin, Yu In Hyedan intikam almak değil mi?
kaynağın ya da hedefin izi sürülemez.
Kendin de gördün, bütün medeniyetleri… o hedefin tamamlanmasını temel almış.
Ama burada hedefin daha yüksekte olduğunu sanıyorum.
Ona hedefin kendi topluluğu olduğunu söyle.
Hedefin yapacağı ilk şey ne olurdu?
Hedefin Amerikalı 2 aptal kadın.
Bizim hedefin yakınlarında tren yolu olduğunu hatırlamıyorum.
Nefret edersen, hedefin yükseklerde olmalı.
Umarız sen de… güvenli ve keyifli bir yolculuk. Ulaştınız. hedefin.
Diğer bir deyişle, hedefin ne olduğunu bilmiyordu.
Polis, hedefin Derrick olduğunu mu düşünüyor?
Hedefin yüksek. Kapa çeneni, Montana.
Hedefin olmayan biriyle vakit geçirmek… masumane mi sence?
Her zaman hedefin silahlı olduğunu varsayarız. Bir AK47.
Chris, şu andan itibaren asıl hedefin bu.
Füzenin rotası hedefin… GDnin ana binası olduğunu gösteriyor.
Hedefin yüksek. Kapa çeneni, Montana.
Hedefin nerede?
Her zaman hedefin silahlı olduğunu varsayarız. Bir AK47.