Examples of using Hedefteki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ona reklamlarının hedefteki seçmenleri… her alanda nasıl yok ettiğini analizlerimiz gösterecek dedim.
Kendra hedefteki adamla hiç tanışmamış… ama Hatcher ona yarın gebe bırakılacağını söylemiş.
Hedefteki tüpün içinde ise bir yıldızın içinde mevcut olan malzeme yeralmakta.
Evet, hedefteki kişiye bir linke tıklatmalı… veya bir email i açtırmalıyız.
Hedefteki iyon enerji kaybına durdurma denir
Bu yüzden, eğer bir deneyde hedefteki uyarıcıyı kaçırırsak,
Ayrıca Blainein Kurte olan tavsiyesini -özellikle kendilerini korumaları yerine hedefteki çocukların, saldırganlarına karşı hesap sorması ve daha fazla yaralanmalarına neden olmalarını-'' yanıltıcı ve tehlikeli'' buldu.
LANSAT 7ye bir sinyal yollar… ve bu sinyal güçlendirilip hedefteki gezegene yönlendirilir.
Keck veya Hubble gibi büyük profesyonel amaçlı teleskoplardan yapılabilecek gözlem vakti daima az rastlanan bir şey olduğu için Derin Darbe bilim adamları çarpma öncesinde ve sonrasında hedefteki kuyruklu yıldızı uzun vadede gözlemlemek için küçük teleskopları kullanacak„ gelişmiş düzeydeki, amatör, öğrenci ve profesyonel astronomları“ göreve çağırdı.
Uzak veya görünmeyen hedeften bilgi almak için,… paranormal yeteneğin kullanılması demek.
Hedefim New York,
İniş alanı hedeften 18 km ötede Meuspathın dışında bir bataklıkta.
Nikita, benim hedefim her zaman olduğu gibi sendin.
Hedefte büyük bir enerji birikimi algıIıyoruz komutanım.
Bakın, hedefte hiç delik yok. Göreceğiz!
Hedef ise topu… deliğe sokmak.
Gözümüz hedefte. Reddington arabadan indi, efendim.
Gözümüz hedefte. Reddington arabadan indi, efendim.
Gözümüz hedefte. Reddington arabadan indi, efendim.
Hedef ise topu… deliğe sokmak.