Examples of using Herb in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Herb! Burada ne işin var?
Herb bu! Şu yakışıklı Herb de kim?
Herb, bittim ben.
Herb Amcanın hediyesi o.
Herb. Sana bir şey getirdim.
Sürücü! Demek Herb, Aliyi öldürmeye çalışmıyor.
Bu Herb, Kameraman.
Herb karakteri John Collins.
Horsin Aroundın sihri Herb Kazzaz ya da Danny Bananastan gelmiyor.
Herb için hiçbir şey yapamazdım.
Herb. Üzgünüm, tamam mı?
Herb geydi ve onu kovmak için seni ikna etmeliydim.
Herb Saundersmış.
Herb! Selam, ahbap.
Herb, selam.
Herb içki içemezki. Çünkü sarhoş.
Herb, bu kayışlı midilliden başka bir şey değil.
Herb, sahip olduğum en iyisi sensin.
Herb bunu yapmamda yardımcı oldu.
Ofisten Herb aradı, bilgisayar bozulmuş.