Examples of using Heyecan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lupe La Rosa, Porto Rikodan parçalayıcı heyecan.
Tamam. Mangal sahnesinde tutku'' ile'' heyecan'' ı değiştirdiler.
Reklamın heyecan yarattı. Evler mi?
Bu heyecan çok iyi.
Heyecan? Hayır. Neden?
Kızımın acı içinde çığlık attığını duyan bir heyecan vardı.
Bizim şaraplarımız heyecan verici.
Sadece yıldızların kimyasal bileşimini inceleyerek bu derece ileri gitmek heyecan verici.
Tamam. Mangal sahnesinde tutku'' ile'' heyecan'' ı değiştirdiler.
Haber heyecan yaratıyor.
İçinde olduğu her oyuna yoğun heyecan ve enerji kattı.
Hayır. Neden? Heyecan?
Bayanlar ve baylar, Heyecan başlıyor.
Tamam. Mangal sahnesinde tutku'' ile'' heyecan'' ı değiştirdiler.
Bilemem. Belki heyecan için yapmışsınızdır.
Fakat onu düğün gecemizde boğazlamak daha heyecan verici olacak.
Taylor ve Kesselringin birlikte çay içerken çekildikleri fotoğrafları ABDde heyecan yarattı.
Bu karşılaşmalarımıza heyecan katıyor.
Neden? Hayır. Heyecan?
Beatlesın saç stili heyecan yarattı.