Examples of using Heyet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Oraya gideceğiz, Heyet raporu verecek, savcı erken otopsi için izin verecek.
Heyet üyeleri insan
Heyet üyeleri insan değil, sorunu anlayamamışlar.
Heyet Başkanı: 6 Ocak, 1999u hatırlıyor musun?
Bayanlar, baylar, gerçekten bir zevkti. Efendim, heyet.
Bayanlar, baylar, gerçekten bir zevkti. Efendim, heyet.
Lady Octavia adına gönderilen heyet Romanın en saygın insanlarından seçilmiştir.
Evet, heyet nerede?
Ertesi gün heyet içeri yuvarlandı.
Heyet bize saldırının arkasında kim olduğunu bulmamız için zaman verdi.
Bir tartışma oldu ve… Giuliano Heyet toplanana kadar tutuklu.
Heyet, HDP Edirne İl Örgütü binasında basın toplantısı düzenledi.
Heyet küçük bir nakit transferiyle başlamayı önerdiler.
Heyet Türkiyenin Sancaktan geçecek bir otoyolun inşasına yatırım yapmaya hazır olduğunu iletti.
Hiç şüphe olmasaydı heyet beni buraya göndermezdi.
Heyet daha somut kanıtlara gerek duyacak.
Heyet üyelerinin tümü hazır bulunacak.
Uluslararası Konfederasyon heyet göndermekle tehdit ediyor.
Heyet 4 Kasıma kadar Sırbistanda kalacak.
Heyet potansiyel iş yatırımcılarına Sırbistandaki şartlar ve yatırım olanakları hakkında bilgi verecek.