IKLIM in English translation

climate
i̇klim
hava
bir iklim
ortamı
ortamını
climatic
iklim
klimatik
weather
hava
meteoroloji
havadan
iklim
climates
i̇klim
hava
bir iklim
ortamı
ortamını

Examples of using Iklim in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Iklim dramatik bir şekilde değişti. Ancak kabaca 14,000 yıl önce.
But roughly 14,000 years ago, the climate started to dramatically change.
Iklim dramatik bir şekilde değişti.
The climate started to dramatically change.
Bunca şeyden sonra, iklim değişikliğine nasıl inanmazsınız?
How could you not believe in climate change? At this point?
Burada bolca su var, bir şeyler yetiştirmek için iklim uygun.
There's plenty of water here, the climate's good for growing things.
Karanlik iklim.
Météo climat.
Açık havzalar ise kıyı kesimlerde ve nemli iklim bölgelerinde görülür.
This type of climate is observable in the plain and coastal areas.
Metan gazının seviyesi gibi faktörlerdeki en ufak bir değişimin iklim üzerinde çok dramatik sonuçları olabilir.
Like the level of methane, can mean a dramatic shift in climate.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.
Another motivation, of course, is climate change.
Bir şeyler yetiştirmek için iklim uygun.
The climate's good For growing things.
Doktorun iklim değişikliği önerdiği insanlara, şişeyle hava sattık.
We sold bottled air to people whose doctors advised a change of climate.
Zira iklim krizimizin nedeni fosil yakıtıdır.
Because fossil fuel is the cause of our climate crisis.
Çevresindeki göllerin iklim üzerinde önemli etkisi vardır.
The lakes around the city have important influence on the climate.
Ve sonuçta, insan ten pigmentasyonunun iklim ile ilgili olduğu fikrine karşı çıkmıştı.
And yet he rejected the idea that human skin pigmentation was related to the climate.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.
But we did get an agreement on climate change.
Senin ülkende iklim nasıl?
How is the climate in your country?
Belki de dünyayı iklim felaketinden kurtaracak bazı eski bilgilerin koruyucusuydular.
Maybe the guards were any ancient science, in a world reeling from a climate catastrophe.
Buradaki iklim kuraklaştığında yalnızca en güçlü
As the climate here dried, only the toughest
Uluslararası iklim konferansı BHde yapıldı.
International climate change conference held in BiH.
Karasal iklim.
Méteo Climat.
Zamanımızın en acil meydan okumalarından biri de iklim değişikliği.
One of the most urgent challenges of our time is climate change.
Results: 1099, Time: 0.0361

Top dictionary queries

Turkish - English