ILACA in English translation

medicine
tıp
ecza
ilaç
doktorluk
hekimliği
medication
tedavi
ilaç
kesici
drug
uyuşturucu
hap
narkotik
ilaç
bir uyuşturucu
meds
ilaçlarını
kesici
pills
hap
ilaç
iksiri
cure
tedavi
çare
şifa
iyi
deva
ilacı
drugs
uyuşturucu
hap
narkotik
ilaç
bir uyuşturucu
medications
tedavi
ilaç
kesici
medicines
tıp
ecza
ilaç
doktorluk
hekimliği
pill
hap
ilaç
iksiri

Examples of using Ilaca in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Haklıysam, acilen ilaca ihtiyacınız olabilir. Evet.
If I'm right, you might even need emergency meds. Yeah.
Bir sözü, silaha ya da ilaca dönüştürebilirsin.
You can turn a phrase into a weapon or a drug♪.
Ama kalbinde hep sorun vardı ve o ilaca ihtiyacı var.
But he's always had a bad heart, and he needs those pills.
Evet, hatırlıyorum. Benim… biraz ilaca ihtiyacım var.
Yeah, I remember. Well, I sorta… need some medicine.
Aman doktor! Kalbimin ilaca ihtiyacı var.
Doctor My heart needs a cure.
Şu mucize ilaca ne demeli?
How about these miracle drugs, huh?
Hiçbir ilaca alerjin var mı?
Are you allergic to any medications?
Benim çocuğun ilaca ihtiyacı var.
My kid need her meds.
Herhangi bir ilaca dokunmadı, değil mi?
He didn't touch any of the medicines, did he?
Çünkü senin şirketinin test ettiğibir ilaca bağımlıyım.
Because I am addicted to a drug that your company's testing.
O kadar kötü görünürler ki ilaca ihtiyacı oldukları belli olur.
They look tweaked enough that they need pills.
O kadar ilaca rağmen zavallı kadın çok acı çekiyordu.
The poor woman was in so much pain, despite the drugs.
Daha fazla araç-gerece, ilaca, çareye ihtiyacim var.
I need more supplies, medications, remedies.
Çünki ilaca ihtiyacım yok.
Because I don't need a pill.
İhtiyacım var ilaca ihtiyacım var.
I need meds.
Bu insaların yiyeceğe, suya, ilaca ihtiyacı var.
These people must have food and water, and medicines.
Ve saniyeler içinde aşağı iniyor. Bu ilaca karşı koyar.
It counteracts the drug, and it brings them down in seconds.
Linda, senin ilaca ihtiyacın yok.
Linda, you don't need the pills.
Discovery dönene dek bu ilaca ihtiyaçları var.
To survive until Discovery comes back.- They will need this medication.
Hiçbir ilaca cevap vermedi.
He did not respond to any drugs.
Results: 444, Time: 0.0262

Top dictionary queries

Turkish - English