Examples of using Ilik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hazır buradayken ilik ve tam omurga taraması istiyorum.
Bu ilik kanı.
Ayak kesilmiş olsaydı ilik, yerinde olurdu.
Bondonun ilik nakline ihtiyacı var.
Karım… Bayan Claiborne 12 yıl önce ilik kanserinden öldü.
Yüksek doz kemoterapi verip ilik nakli yapacağız.
Burada da ilik var.
Bir iğneyle kalça kemiğine girip ilik örneği alacağım.
Bayan Claiborne… Karım… 12 yıI önce ilik kanserinden öldü.
Bayan Claiborne… 12 yıl önce ilik kanserinden öldü. Karım.
Bir iğneyle kalça kemiğine girip ilik örneği alacağım.
Kisin güzel ve ilik geçtiği yerde.
Şi̇mdi̇ tek yapmalari gereken küveti̇ ilik su i̇le doldurmak.
Bayan Claiborne… 12 yıl önce ilik kanserinden öldü.
Bayan Claiborne… 12 yıl önce ilik kanserinden öldü.
Bir an önce ilik nakli yapmalıyız.
Hatta bu, ilik kök hücrelerinizi siz daha genç ve sağlıklıyken, ileride ihtiyacınız olması
Kanıma oldukça fazla ilik girdiğini ve kendimi farklı düşünürken bulursam şaşırmamamı söylediler.
Oğlumuzun ilik nakli parasını nakit olarak vermeye çalıştı, ama ameliyat için çok geç.
Toynak öğütücüsüyle,… ilik geçidi ile ve tabii ki, üç papanın kutsadığı,