Examples of using Ilimden in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir.
Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana bu Kurandan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin.
De ki:'' Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir.
Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana bu Kurandan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin.
Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir.
De ki:'' Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir.
De ki:'' Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir.
Eğer sana gelen bu ilimden sonra, onların arzularına uyarsan,( işte o zaman)
sana gelen bu ilimden sonra, onların heva( istek
sana gelen ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan,
olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra, onların arzularına uyarsan,( işte o zaman)
yanlarında olan ilimden dolayı sevinip-böbürlendiler de, kendisini alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşatıverdi.
sana gelen bu ilimden sonra, onların heva( istek ve tutku) larına uyacak olursan, senin için Allahtan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır.
Eğer sana gelen bu ilimden sonra, onların arzularına uyarsan,( işte o zaman) Allah tarafından senin
Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva( istek ve tutku) larına uyacak olursan, senin için Allahtan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır.
hüküm kaynağı olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, Allahtan sana ne bir dost nasip olur ne de bir koruyucu.
hüküm( hikmetli bir söz) olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra, onların arzularına uyarsan,( işte o zaman) Allah tarafından senin ne bir dostun ne de koruyucun vardır.
hikmet olarak indirdik. Şayet, sana gelen bunca ilimden sonra o muhaliflerin keyiflerine uyacak olursan, Allahın cezasından seni koruyacak ne bir dost, ne bir hâmi bulamazsın.
Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva( istek
sana gelen bu ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, artık seni Allahtan kurtaracak ne bir veli ne de koruyucu olmaz.