Examples of using Iltifat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çok iltifat topladı o.- Aman Tanrım!
Simitlerine iltifat ediyormuşuz gibi mi oluyor? Bence mükemmel.
Fakat size daha fazla iltifat etmemeliyim.
Sana iltifat ediyordum. Ben aptalım.
Sesim pek çok iltifat alıyor. Sesin tuhaf.
Kendimce ona iltifat ediyordum. Tanrım.
Bay Wagnerle tanışıklığımız olduğundan… Bunu iltifat olarak kabul ediyorum.
Bana tek iltifat eden insan sensin. Sadece sen.
Sesim pek çok iltifat alıyor. Sesin tuhaf.
Mater, ne kadar iyi bir casus olduğuna dair sana iltifat ediyordum.
Bu bir hakaret miydi, iltifat mıydı hâla emin değilim.
İşte uzun bir kölelik gününden sonra yemeklerin iltifat alması güzel.
Tanrım, maaş verdiğim kişilerden iltifat duymayı sevmediğimi söylemiştim.
Henry beni çırılçıplak gördü ve sonrasında da iltifat etmeye başladı.
Ben aptalım. Sana iltifat ediyordum.
Bugün, iltifat aldım.
Bill, bu hepimiz için zor bir durum iltifat edilecek zaman değil.
AnnaBeth, 5 dakikadır bana iltifat ediyorsun.
Sen söyleyince kulağa iltifat gibi gelmiyor.
Harikasın gerçekten.- Hayır, iltifat için söylemedim.