ILTIHAP in English translation

inflammation
iltihap
enflamasyon
inflamasyon
iltihaplanma
bir inflamasyon
pus
iltihap
cerahat
irin
irindir
infection
enfeksiyon
hastalık
iltihap
fester
iltihap
yara
abscess
apse
abse
iltihap
cerahati
çıbanım
bir abse
inflammatory
kışkırtıcı
iltihaplı
tahrik edici
iltihabi
inflamatuar
yangısal
enflamatuvar
i̇nflamatuvar

Examples of using Iltihap in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
MRI sonucuna göre damar genişlemesi, iltihap ya da beyinde su toplanması yok.
Your MRI showed no sign of aneurysm, Inflammation, or hydrocephalus.
İşte iltihap.
There's pus.
Ama, büyük ihtimalle bir iltihap oluşur, peritonit.
But you would probably develop an infection, peritonitis.
Kulak zarı iltihap nedeniyle patlayabilir ama cerahat ya da iltihap görmüyorum.
Eardrums can rupture because of infection, but I'm not seeing any pus or inflammation.
An8} Ama iltihap beyne yayılmış.
An8}But the pus has spread throughout the brain.
Gelemiyor çünkü küçük Joanienin kulağında iltihap varmış.
And she can't come anyway because little Joanie has an ear infection.
Ateş, üşüme ve iltihap için antivenin vermeliyiz.
We need to administer antivenin For the fever, chills, and inflammation.
mantar surat ve iltihap yaratıklarının kralı da vardı.
king of the pus monsters.
Damarlar çökmüş, kalp kapakçıklarında iltihap ve apseler oluşmuş.
Collapsed veins, infection of the heart lining and valves, few abscesses.
Devam et. Cilt biyopsisinde, iltihap vardı.
Go on. There was some inflammation in the skin biopsy.
Bir de, şaşırtıcı miktarda iltihap olacak.
Also, they're going to be a surprising amount of pus.
Çünkü vajinaya kaçabilir, ve iltihap yapabilir.
It's very hard to clean and can cause an infection.
Midesi için Acetaminophen iyi olur ama Ibuprofen iltihap için daha iyi.
Acetaminophen's easy on the stomach, but ibuprofen's better for inflammation.
Adam kilitlendi, böbrekleri kafayı yedi şimdi de gözlerinden iltihap akıyor.
He's locked-in, his kidneys blew a fuse, and now his eye's oozing pus.
Hayır size söyledim.- Ve iltihap yok.
No, I told you and no infection.
Kalçası bir tarafına yatmasından dolayı iltihap tarafından yeniyordu.
Her hip was being eaten away by infection from lying on her side.
Dikkat et, Snoopynin kulağında iltihap var.
Be careful, Snoopy has an ear infection.
Kalçası bir tarafa yatmadan dolayı… iltihap tarafından aşınıyordu.
Her hip was being eaten away by infection from lying on her side.
Tıkanıklık olabilirmiş, iltihap.
There could be blockage, infections.
Boğazında iltihap varmış.
You got strep throat.
Results: 126, Time: 0.0475

Top dictionary queries

Turkish - English