INFLAMMATORY in Turkish translation

[in'flæmətri]
[in'flæmətri]
iltihaplı
inflammation
pus
infection
fester
abscess
inflammatory
inflamed
iltihabi
inflamatuar
inflammatory
yangısal
yang
fire
enflamatuvar
inflammatory
i̇nflamatuvar
inflammatory
iltihabı
inflammation
pus
infection
fester
abscess
inflammatory
inflamed
iltihabını
inflammation
pus
infection
fester
abscess
inflammatory
inflamed

Examples of using Inflammatory in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Inflammatory breast cancer.
İltihaplı meme kanseri.
Well, that was… inflammatory.
Şey, bu çok… tahrik ediciydi.
Yeah, but you said some pretty inflammatory things, obviously. Everything's a joke to this guy.
Evet ama sende gerçekten çok fazla kışkırtıcı şey söyledin.
That leaked file… the Resistance has been twisting information to make some inflammatory claims.
Şu sızdırılan dosya, Direniş içindeki bilgiyi çarpıtıp bazı kışkırtıcı iddialarda bulunuyor.
I humbly suggest Your Majesty has not grasped the inflammatory possibilities of this man's preaching.
Efendim bu adamın vaazlarının insanları kışkırtma ihtimaline ilişkin naçizane görüşüm tam anlaşıImadı.
These inflammatory mediators then produce the symptoms.
Bu inflamatuvar mediyatörler de semptomlara neden olur.
What are clinical criteria to diagnose the pelvic inflammatory disease?
Pelvik inflamatuvar hastalıkların teşhisinde klinik bulgular nelerdir?
Foam cells eventually die, and further propagate the inflammatory process.
Köpük hücreler sonunda ölür ve bu yangı sürecini daha da yaygınlaştırır.
As you know, my work is, uh, inflammatory.
Senin de bildiğin gibi benim işim biraz hararetli.
Some of the things you say, well, they may be construed as inflammatory.
Söylediğiniz bazı şeyler ateşleyici olarak görülebilir.
As far as I am concerned, this woman is reckless and inflammatory.
Gördüğüm kadarıyla bu kadın çok düşüncesiz ve budala.
It is so prejudicial and inflammatory that the use of it in any situation will evoke an emotional response from any African-American.
Çok kışkırtıcı ve ön yargılı bu sözcük kullanıldığı zaman her Afroamerikalıdan duygusal bir tepki çekecektir.
For inflammatory bowel disease like Crohn's, the best remission rates ever achieved through plant-based diet.
Bugüne kadar Crohns gibi iltihaplı bağırsak hastalığı için bitki temelli diyetle en iyi remisyon oranları elde edilmiştir.
Lajcak also warned that inflammatory rhetoric could lead to a negative evaluation of the situation in BiH by the Peace Implementation Council.
Lajcak, kışkırtıcı söylemlerin Barış Uygulama Konseyinin BHdeki durumla ilgili olumsuz bir değerlendirme yapmasına yol açabileceği konusunda da uyardı.
The churchmen used inflammatory language and claimed that"the Greeks were worse than the Jews",
Papazlar, tahrik edici lisan kullanıyorlardı ve iddia ediyorlardı ki Yunanlar Yahudilerden daha kötüydüler
Scarring and fibrosis of the subarachnoid space following infectious, inflammatory, or hemorrhagic events can also prevent resorption of CSF, causing diffuse ventricular dilatation.
Araknoidaltı boşluğun skarlaşması ve fibrosisini takip eden enfeksiyonlu, iltihaplı ya da kanamalı olaylar BOSun resorpsiyonunu engeller ve bu durum dağılmış ventriküler dilatasyona sebep olur.
Will evoke an emotional response from any African-American. that the use of it in any situation It is so prejudicial and inflammatory.
O kadar zararlı ve kışkırtıcı ki herhangi bir durumda kullanımı… herhangi bir Afro-Amerikalıda duygusal bir tepki doğuracaktır.
And in general, this set of symptoms that we experience, these are known as the inflammatory response, or you might say that there's some inflammation going on there.
Ve genellikle tecrübe ettiğimiz bu tarz bulgular, iltihaplı tepkiler olarak bilinir, ya da o kısımda bir iltihap meydana gelmiş diyebilirsiniz.
That the use of it in any situation It is so prejudicial and inflammatory will evoke an emotional response from any African-American.
O kadar zararlı ve kışkırtıcı ki herhangi bir durumda kullanımı… herhangi bir Afro-Amerikalıda duygusal bir tepki doğuracaktır.
But a new study claims quite the opposite: a diet rich in meat-based protein and dairy treats could help relieve symptoms of sufferers of inflammatory bowel disease.
Fakat yeni bir çalışma tam aksini iddia ediyor: Et bazlı protein ve süt ürünlerinden zengin bir beslenme, iltihabi bağırsak hastalığından muzdarip olanların belirtilerini hafifletmekte yardımcı olabiliyor.
Results: 124, Time: 0.0906

Top dictionary queries

English - Turkish