Examples of using Budala in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Arabasına sauna koyan budala ben değilim.
Neden ikisi de o budala için çalışmak ister anlamadım.
Bu budala gidiyor.
Üzerine değil, budala, buraya. Yukarı. Sıradaki.
Budala ve yaşlı kocan büyük bir şey yakalayabilmiş mi? Buzlu olsun.
Ne aptalmışım. Aptal: Budala, enayi, ahmak…- Kaz kafalı.
Aynı yaşıtım kızlar gibi, kahkaha atıp budala olmak isterdim.
Bu cesur, genç aşık… zaferimi paylaşıyor. Cahil budala.
O tek olmayacak budala, Sen de onunla olacaksın.
O budala onu selamlamadığımı söyleyerek beni cezaevine gönderdi.
Birkaç budala arkadaşınla bir araya geleceksin diye?
Anlaşıldı budala. Tarih yazmak için hazır mısınız?
Numarası nedir? Seni budala, hadi, konuş!
Budala oğlan. orada oturan ekmektrolü. Kendim almamamın sebebi.
o budala ifade bu Bud!
İtfaye bölümü seni şimdi görseydi, seni budala lamba kraliçesi.
Evden kovulduğunuzu duydum. Hey, Budala.
Zavallı budala, aptal olduğumu mu sanıyorsun?
Şu küçük budala Cristianı gördün mü?