BUDALA in English translation

fool
aptal
salak
budala
ahmak
sersem
aptal yerine
şapşal
soytarı
bunak
enayi
idiot
aptal
salak
gerizekalı
ahmak
gerzek
budala
sersem
aptal herif
şapşal
beyinsiz
silly
aptal
saçma
şapşal
salak
sersem
budala
gülünç
şaşkın
ahmak
saçmalama
dumb
aptal
salak
budala
saçma
ahmak
sersem
dilsiz
dummy
aptal
kukla
salak
şapşal
sahte
budala
sersem
ahmak
aptal herif
paravan
stupid
aptal
salak
saçma
ahmak
şapşal
sersem
foolish
aptal
budala
ahmak
saçma
salak
akılsız
beyinsizlerimiz
jackass
ahmak
budala
eşek herif
salak
pislik
aptal
eşek
hıyar
göt herif
serseri
sucker
enayi
salak
budala
pislik
aptal
ezik
emici
keriz
aletin
mereti
dope
uyuşturucu
mal
esrar
aptal
ot
harika
budala
ahmak
salak
sersem
fatuous
pruney

Examples of using Budala in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Budala? Bu iyi değil.- Budala.
The fool? well, that ain't good. the fool.
Arabasına sauna koyan budala ben değilim.
I wasn't the idiot that put a sauna in my car.
Neden ikisi de o budala için çalışmak ister anlamadım.
I don't know why either one of them wants to work for that jackass.
Bu budala gidiyor.
That sucker goes.
Üzerine değil, budala, buraya. Yukarı. Sıradaki.
Next. Up. Not in the boot, Dummy. Right here.
Budala ve yaşlı kocan büyük bir şey yakalayabilmiş mi? Buzlu olsun.
Your dumb old husband catch any this big? With ice.
Ne aptalmışım. Aptal: Budala, enayi, ahmak…- Kaz kafalı.
Lame brain…- Stupid. Foolish, gullible, doltish, dumbbell.
Aynı yaşıtım kızlar gibi, kahkaha atıp budala olmak isterdim.
Like all the girls my age, I wanted to laugh loudly and be silly.
Bu cesur, genç aşık… zaferimi paylaşıyor. Cahil budala.
Sharing in my triumph Ignorant fool, this brave, young suitor.
O tek olmayacak budala, Sen de onunla olacaksın.
Not alone, you dope. You will be with her.
O budala onu selamlamadığımı söyleyerek beni cezaevine gönderdi.
That sucker sent me to the brig. Said I didn't salute him.
Birkaç budala arkadaşınla bir araya geleceksin diye?
You're getting together with some of your jackass friends?
Anlaşıldı budala. Tarih yazmak için hazır mısınız?
You guys ready to make history? Roger that, stupid.
Numarası nedir? Seni budala, hadi, konuş!
Come on, you dummy, talk. Have a number?
Budala oğlan. orada oturan ekmektrolü. Kendim almamamın sebebi.
Foolish boy. The reason I didn't get it myself is the giant breadtroll sitting right there.
o budala ifade bu Bud!
that beaten look, that dumb expression that's Bud!
İtfaye bölümü seni şimdi görseydi, seni budala lamba kraliçesi.
If the fire department could see you now, you silly lamp queen.
Evden kovulduğunuzu duydum. Hey, Budala.
Hey, Fool, I hear you're gettin' evicted.
Zavallı budala, aptal olduğumu mu sanıyorsun?
Poor dope, you think I'm that stupid?
Şu küçük budala Cristianı gördün mü?
You seen that little twit Cristian?
Results: 1602, Time: 0.0612

Top dictionary queries

Turkish - English