GOOFY in Turkish translation

['guːfi]
['guːfi]
goofy
goofs
aptal
stupid
idiot
dumb
fool
silly
foolish
dummy
moron
jerk
dumbass
şapşal
silly
stupid
dummy
fool
idiot
goofy
dorky
dumb
doofus
douche
ahmak
idiot
fool
jackass
stupid
jerk
dumb
foolish
silly
dork
dope
saçma
ridiculous
nonsense
bullshit
stupid
absurd
silly
crazy
rubbish
dumb
preposterous
şaşkın
silly
wide-eyed
goofy
confused
surprised
bewildered
puzzled
shocked
dazed
perplexed
budala
fool
idiot
silly
dumb
dummy
stupid
foolish
jackass
sucker
dope
çatlak
crazy
crack
fracture
loco
nutty
freak
lunatic
nutter
loony
psycho
salak
idiot
stupid
dumb
fool
moron
silly
dummy
jerk
dumbass
sucker
goofy misin
aptal aptal

Examples of using Goofy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm not coming back till I get my own goofy grin.
Kendi şapşal sırıtışımı alana kadar da dönemeyeceğim.
And why do they make you wear that goofy costume?
Ve neden sana o aptal kostümü giydiriyorlar?
Goofy, goofy, goober, goobers, yeah.
Çatlak, çatlak, yer fıstığı, evet.
Yeah, yeah, the kid with the goofy smile, yeah.
Evet, evet, salak gülümsemesi olan çocuk, evet.
These goofy Orientals stop me.
Bu budala Doğulular beni yoruyor.
Bye-bye, goofy woman.- Okay.
Güle güle, şaşkın kadın.- Tamam.
And that goofy headstand.
Ve şu saçma kafa üstü duruş.
Just goofy. Now you let old Jedediah out of here
Sadece ahmak. Jedediahı hemen buradan çıkar,
When you were our paperboy… What? you had that same goofy haircut. Thanks?
Aynı şapşal saç tıraşın vardı. Gazeteci çocuğumuzken Teşekkürler. Ne?
Goofy, goofy, goober, goober, yeah.
Çatlak, çatlak, yerfıstığı, yerfıstığı, evet.
My goofy hibernation pod.
Nedeni benim salak donuk uyku kapsülüm.
A lot better for yourself than that goofy professor. Look, you're going to find someone.
O budala profesörden çok daha iyi birini bulacaksın.
What's that? Are you regular or goofy?
Sen regular mı yoksa goofy misin? Ne dedin?
Ally. Mr. Daddy's actually really goofy, and surprisingly kind.
Bay Baba aslında çok şaşkın… ve aşırı derecede nazik. Ally.
Yep, I have got Bella trying out new goofy dances.
Evet, yeni saçma dansları denemesi için Bella var.
Where is the Vulgate and dear goofy John Henry Newman?
İncil ve sevgili şapşal John Henry Newman nerede?
I will try your reflexes to see if you're goofy.
Senin bir ahmak olmadığını görmek için reflekslerini deneyeceğim.
The old guys make you dress up in goofy costumes and you have to sing these bawdy songs.
Eskiler size aptal aptal kıyafetler giydirir ve müstehcen şarkılar söyletir.
My goofy brother, Steve.
Benim çatlak kardeşim Steve.
And I'm alarmed by your weight loss. This goofy diet is bad for you.
Bu salak diyet size iyi gelmedi… ve kilo kaybınızdan dolayı endişeleniyorum.
Results: 379, Time: 0.0916

Top dictionary queries

English - Turkish