INCELE in English translation

look
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin
check
kontrol
hesap
şah
bak
çeki
bakın
çek
bakayım
araştırın
araştır
examine
muayene
incelemek
inceleyin
incelerken
inceleyeyim
inceleyeceğiz
study
okumak
ders
eğitim
çalışın
öğrenim
incelemek
etüt
çalışır
çalışma
araştırması
review
eleştiri
teftiş
tekrar
inceleme
değerlendirmesi
gözden geçirme
gözden
yorumu
go
git
gidin
gidelim
yürü
gider
bakalım
dönün
gir
çık
başla
analyze
analiz
analiz etmek
incele
çözümle
tahlil et
inceler
inspect
incele
denetlemem
kontrol
teftiş
incelememe
incelerken
yoklayın
müfet
investigate
araştırmak
soruşturma
araştırın
soruşturun
incelemek

Examples of using Incele in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kamera görüntülerini incele.
Go through the camera footage.
O haber binasının etrafındaki güvenlik kameralarını incele.
Review the surveillance tapes from the cable news building.
Kimlerle beraber olduklarını incele.
Analyze who they are with.
Kitabı incele.
Check the book.
Ellisin Müslüman hayatını incele.
Look into Ellis's Muslim life.
Daha yakından incele.
Examine more closely.
Bütün yedeklerin dosyalarını incele.
Go through all the auxiliary files.
Masumu koru, acayibi, açıklanamazı incele.
Protect the innocent. Study the bizarre, the inexplicable.
Ghandi, Dennisonın dosyasını incele ve onay al.
Gandhi, review Dennison's chart and get me a consent.
Bunu incele.
Check this.
Pelantın kütüphane kayıtlarını veya neden Carolinein banka hesaplarına sızdığını incele.
Look at Pelant's library records again or why Caroline's bank accounts got hacked.
Cesedi tekrar incele.
Inspect the body again.
İlaç ve aşı için doğru kombinasyonu bulmak için her formülü incele.
Analyze each formula to get the right combination to create the medicine and the vaccine.
Sol kalça kemiğini de incele.
And examine the left ilium.
Peki, git ve incele.
Well, go and investigate.
Rakibinin kusurlarını incele.
Study the flaws of your opponent.
Bayan Erin Grantın vesayet durumunu incele.
Check custody status of Ms. Erin Grant.
Fred, laboratuar kayıtlarını incele.
Fred, go through the records.
Hâlâ yapmadıysan git sorgulamadaki maddeyi incele.
Go review the article in question if you haven't ever done so.
Ve ayrılmadan önce, Virginia City hakkındaki Shington raporlarını incele.
And before you leave, look over the Washington reports on Virginia City.
Results: 206, Time: 0.0789

Top dictionary queries

Turkish - English