ANALYZE in Turkish translation

['ænəlaiz]
['ænəlaiz]
analiz
analysis
analyze
analyse
analyst
analytics
the quant
analytical
analiz etmek
to analyze
analysis
analysing
psychoanalyze
psychoanalyse
to deconstruct
analiz et
to analyze
analysis
analysing
psychoanalyze
psychoanalyse
to deconstruct
incele
to examine
to study
to inspect
look
to review
dissect
to check
investigating
to go
analyzing
çözümle
figure out
to analyze
resolving
tahlil et
inceler
thin
fine
subtle
slim
slender
skinny
tiny
hairline
nice
delicate
analizi
analysis
analyze
analyse
analyst
analytics
the quant
analytical
analiz ettik
to analyze
analysis
analysing
psychoanalyze
psychoanalyse
to deconstruct
analiz etmemiz
to analyze
analysis
analysing
psychoanalyze
psychoanalyse
to deconstruct

Examples of using Analyze in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Computer category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
We get the samples and analyze them.
onların fosil içeriklerini analiz ettik.
From our perspective, we had to analyze it layer by layer.
Bizim bakış açımızdan kat kat analiz etmemiz gerekti.
Observe and analyze.
İncelemek ve analiz etmek.
We had to analyze it layer by layer. From our perspective.
Bizim bakış açımızdan kat kat analiz etmemiz gerekti.
The students have to analyze an excerpt from the book.
Öğrenciler kitaptan bir alıntıyı analiz etmek zorundalar.
Is that what you do, analyze people?
Yaptığın bu mu? İnsanları analiz etmek?
observe and analyze the results.
gözlem sonuçlarını analiz etmek.
I analyze risk for a living.
Benim işim riskleri analiz etmek.
I wanna convert and analyze them all using pi.
Onları pi sayısını kullanarak çevirip analiz etmek istiyorum.
Analyze and graphically present experimental data.
Deneysel verileri çözümleyin ve etkileşimli olarak sunun.
We analyze them as objective facts.
Onları inceleriz Bir amaçları var gibidir.
I would have to analyze multiple shifts.
Birçok vardiyayı analiz etmem lazım.
Analyze it.
Onu analiz ettir.
I don't think that we should analyze this tonight.
O zaman bunun analizini,… bu gece yapmamalıyız.
All this SB-19 data. I would like you to assign someone to help me analyze.
SB-19 verilerinin analizine yardım edecek birini görevlendirmeni istiyorum.
I would like you to assign someone to help me analyze all this SB-19 data.
SB-19 verilerinin analizine yardım edecek birini görevlendirmeni istiyorum.
He said that you analyze literature better than anyone he's ever had.
Senin edebiyatı şimdiye kadar ki bütün öğrencilerden daha iyi analiz ettiğini.
KMobileTools will now try to detect and analyze your mobile phones.
KMobileTools cep telefonlarınızı bulmayı ve çözümlemeyi deneyecek.
We should take it back to the lab and let Donnie analyze it.
Onu laboratuvara götürmeliyiz ve Donnie onu analiz etmeli.
And the computer still can't analyze the specific chemical elements involved.
Ama bilgisayar yine de belirli bir kimyasalın analizini yapamıyor.
Results: 320, Time: 0.0654

Top dictionary queries

English - Turkish