INDIRIMI in English translation

discount
indirim
iskonto
sale
satış
indirim
satılık
satmak
satisi
bir satis
reduced
azaltmak
düşürün
azaltır
düşür
eksilt
küçült
indirin
indirim
reduction
redüksiyon
azaltma
azalma
küçültme
indirimi
i̇ndirgeme
azaltımı
deduction
kesinti
çıkarım
indirimi
sonuç
tümdengelim
çıkarsama
rebate
indirim
iademi
write-off
indirimi
zarar
kesintisi
silmesini
düşülüyor
discounts
indirim
iskonto
discounting
indirim
iskonto
rebates
indirim
iademi
deductions
kesinti
çıkarım
indirimi
sonuç
tümdengelim
çıkarsama

Examples of using Indirimi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu bir vergi indirimi.
It's a tax deduction.
Rütbe indirimi.
Reduction in rank.
Khalilin Sahte Göz Mağazası, Peter Falkın doğum günü indirimi için reklam filmi çekiyor.
Khalil's False Eye Emporium is shooting their commercial for their Peter Falk birthday sale.
Bir vergi indirimi varsa.
It's a tax write-off, I needed that.
Kate, bu işe yararsa sana ömürlük çalışan indirimi vereceğim.
I'm gonna give you our employee discount for life. Kate, if this works.
Benzini alayım ama hayır, indirimi istemiyorum.
I will get the gas, But, no, I don't want the rebate.
Vergi indirimi yok.
No tax rebates.
ceza indirimi tavsiyesi yok. Tamam, tamam.
no recommendation for a reduced sentence.
Öğrenci indirimi… Çok hızlı oldu.
Student discounts… It happened so fast.
İşte sana vergi indirimi.
That is a tax deduction.
Önceki siparişi ikiye katlamaya hazırız.- Mütevazı bir fiyat indirimi karşılığında.
We're prepared to double our previous order in exchange for a modest price reduction.
Gucci. Yaz sonu indirimi.
Gucci. End-of-summer sale.
Kate, bu işe yararsa sana ömürlük çalışan indirimi vereceğim.
Kate, if this works, I'm gonna give you our employee discount for life.
Rothstein genellikle makalelerini vergi indirimi almak için bağışlardı.
Rothstein mainly donated his papers to get a tax write-off.
Dünyanın ilk mükemmel indirimi düzenlemiştim.
I set out to create the world's first perfect rebate.
Zenginler vergi indirimi alıyor ve vergi kanunundan kaçıyor.
The rich get tax deductions and evade the tax law.
Ceza indirimi umuduyla, Wyler, diğerlerinin aleyhinde tanıklık ediyor.
In hopes for a reduced sentence. Wyler's turning state's evidence.
Her mazluma vergi indirimi! Doğru ya!
Tax rebates for every wimp! Right, right, right!
Emeklilik indirimi koşullarını bilet satış bürolarından öğrenebilirsiniz.
Check the conditions of pensioner discounts from a ticket office.
Belki kefalet indirimi?
Maybe a bail reduction.
Results: 329, Time: 0.0373

Top dictionary queries

Turkish - English