Examples of using Iplerini in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben her hayatın iplerini döndürüyordum, Lakhesis ömür biçiyordu… Atropos da.
Behradın iplerini gördüm.
Kes onun iplerini.
Hareket ettiğin anda ön takımın iplerini kes.
Hareket ettiğin anda ön takımın iplerini kes.
Harlan giderken adamlarının atlarının iplerini kesti.
Polisin bu güzel kıyafetlerin iplerini bulmasını istemeyiz.
O halde Percy kuklasının iplerini kim oynatıyor?
o herifin tüm iplerini kesiyor.
Gutierrez, uzun bir süre Atlasın iplerini çeken bir bayandan bahsetmişti.
Onlar da iplerini ve değneklerini attılar ve:'' Firavun hakkı için, şüphesiz, biz üstün geleceğiz'' dediler!
Bir kaç ay içinde DARPAnın$ 2.8 milyarlık bütçesinin iplerini kontrol ediyor olacaksınız.
Onlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve:'' Firavunun üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz'' dediler.
Marynin babası, Noel Norman Dinkle… poşet çaylara iplerini bağladığı bir fabrikada çalışırdı.
Onlar da iplerini ve değneklerini attılar ve:'' Firavun hakkı için, şüphesiz, biz üstün geleceğiz'' dediler!
Beni o kadar özlemişsin ki seni geri içeri sokmak için iplerini çekmem mi gerek?
Bunun üzerine onlar, iplerini ve değneklerini ortaya attılar ve dediler:'' Firavunun onur ve yüceliği aşkına biz, evet biz galip geleceğiz!
Beni o kadar özlemişsin ki seni geri içeri sokmak için iplerini çekmem mi gerek?
Norveç çantasının iplerini sıkıca bağladı.
Onlar da iplerini ve değneklerini attılar ve:'' Firavun hakkı için, şüphesiz, biz üstün geleceğiz'' dediler.