Examples of using Ipotek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ipotek her şeyi Bu savaşı kazanmak.
Marynin geleceğini ipotek altına alıyorsunuz.
Evimizi ipotek ettirdik!
Kanji evini ipotek etmişti ve şimdi bana sattı.
Başımızda faturalar, ipotek ve bir de dava vardı.
Örneğin:'''' ipotek itfası'''' ne demek?
Her şeyi öğrendim. Piyasa seçenekleri, ipotek hesapları, tahsili gayri kabil… -Pacey!
Bu ipotek hakkında ne var?
Debbie ipotek acentesi olduğunu söyledi.
Şimdi ipotek belgesi onlarda.
Onun, ipotek komisyoncusu olduğuna hâlâ inanamıyorum.
Aslında ipotek ödemesiyle şık bir otel odası alıyorsun, hepsi bu.
Evi ipotek edebilir miyiz?
Üstünde ipotek ile!
Keşke Leydi Ludlow ipotek hakkında benimle görüşmüş olsaydı!
Joe, ipotek parasını ödeyemedi diye kendini öldürenler gördüm ben.
Annenin burasını ipotek etmesine yardım etmedim mi?
Senin ipotek belgelerin hala yanında mı?
Evin ipotek ödemelerinin üç ay gerisindeyiz.
Ipotek itfası'' ne demek?