Examples of using Isilik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Su çiçeği ya da isilik olmuş bir kız vardı.
Sararmış yüzler isilik ve kabarıklarla dolu cesetler.
Böyle bırakırsak isilik kaparım ve o da enfeksiyona sebep olabilir.
Ee, isilik gördün mü?
Belki sonunda isilik olmuştur. Hah.
Bunun sadece bir isilik olduğunu ümit edelim.
Onun boynunda isilik döktü.
Bana daha çok isilik gibi geldi.
Çocuklar. O yara değil, isilik.
Onun var… Uyluğunun arkasında isilik var.
İlk önce, sonbaharda isilik döktüm.
Sonra vadideki o çocuğun cildinde isilik çıkmaya başladı.
ama isilik olmuş.
Hallam Hindistanda üç kez isilik geçirdi.
Peki ya isilik?
Her yerinde isilik çıkacak.
İyi, galiba isilik olmaya başlıyorum.
Dermatolog onu verdi, ama isilik yaptı.
Dover Boğazındaki harika hava sayesinde, seyahat edemeyecek kadar isilik olanlar hariç, tatil yapan herkes mükemmel vakit geçirdi.