ITHALAT in English translation

import
ithalat
i̇çeriye aktar
i̇çe aktar
önemli
i̇çeri aktarım
importation
ithalatı
kaçakçılığını
girişi
export
ihracat
ihraç
aktar
dışa aktarım
ithalat
dışa
imports
ithalat
i̇çeriye aktar
i̇çe aktar
önemli
i̇çeri aktarım
importing
ithalat
i̇çeriye aktar
i̇çe aktar
önemli
i̇çeri aktarım
imported
ithalat
i̇çeriye aktar
i̇çe aktar
önemli
i̇çeri aktarım

Examples of using Ithalat in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
O konteynır bu listedeki ithalat şirketlerinden birinde.
One of the import companies on this list has your container.
Yalnızca benzin istasyonları olan şirketlere ithalat izni verilecek.
Only companies that own gasoline stations will be allowed to import.
Bay Wilson ithalat işinde.
Mr. Wilson's in the import business.
Nisanda Yemenin gıda güvencesizliği ve ithalat bağımlılığı üzerinde durdu.
On April 11 she focused on Yemen's food insecurity and dependency on imports.
Ian Doyle Jimmy McDermottu öldürmüş, ama kardeşi Lachlanın ithalat şirketi var.
Ian Doyle murdered Jimmy McDermott, but his younger brother Lachlan owns an import company.
Hayır, ben daha çok ithalat ihracatçı demek istiyorum.
No, I like to think of myself as an importer/exporter.
Stigler, cinayet değil de ithalat işini finanse ettiğini sanıyor.
Sounds like Stigler thought he was financing an import business, not a killing spree.
Ben de ikinci gece ithalat ihracat bölümüne gittim.
So the second night I went to the import/export outfit.
Gerçek, Wiltonın yasal işi ithalat/ ihracat.
Fact, Wilton's legit business is import/export.
Biliyorsunuz kocam ithalat yapıyor.
You know my husband is an importer.
Yani ABD araçlarının ithalat kotası.
The import quota of US vehicles, I mean.
Geri kalan yüzde 72lik bölümü, başta AB ükelerinden olmak üzere ithalat oluşturuyor.
The remaining 72 per cent is covered by imports, mainly from the EU.
Medicilerin ithalat ve ihracat problemlerini çözüyor.
He solves import and export problems for the Medicis,
Zeyneddin Geleri PKKnın üst düzey üyelerinden birisi ve Avrupa genelindeki yasadışı faaliyetler için ithalat ve ihracat şirketlerinden yararlanan Romanya merkezli bir uyuşturucu kaçakçılığı örgütünün üyesi olarak tanımlanıyor.
Zeyneddin Geleri was identified as a high-ranking member of the PKK, and a member of a Romania-based drug trafficking organisation utilising import and export companies for illicit activities across Europe.
Hanjo ve Bahn Grupun birliğiyle… aracılığı sağlanan bu ithalat… ülkenin milli savunma gelirinin yüzde yirmisini kapsıyor.
This importation, which was mediated by the consortium of Hanjo Group and The Bahn Group, will take up 20 percent of this year's national defense budget.
Bakın, buranın ithalat şirketi olmadığınızı biliyoruz. Lafı hiç uzatmadan, ne çalındığını söyleseniz olmaz mı?
Look, we know you're not an export company, so why don't you just save us the double-talk and tell us what was taken?
ülkenin toplam ihracat ve ithalat ticaretininse% 65ini taşıyor. NATO.
65% of the country's total export and import trade. NATO.
Diğer taraftan, güçlenen iç talep sonucunda altın ve enerji hariç ithalat, ihracattan daha hızlı bir şekilde toparlandı
On the other hand, imports excluding gold and energy recovered faster than exports because of stronger domestic consumption,
Hırvatistan Güney Akımına katılmakla gelecekte Rusyadan daha büyük ithalat kotaları koparırken diğer ithalat rotalarını geliştirmeye devam edebilir.
By joining South Stream, Croatia could ensure bigger import quotas of Russian gas in the future while continuing to develop other import routes.
Anlaşmaya göre, Türkiyenin Azerbaycanın dev Şah Deniz doğal gaz yataklarından yaptığı ithalat 2019 yılına kadar neredeyse iki katına çıkarak yılda 12 milyar metreküpe ulaşacak.
Under the agreement, Turkish imports from Azerbaijan's huge Shah Deniz gas fields are set to almost double by 2019, reaching up to 12 billion cubic metres annually.
Results: 293, Time: 0.0334

Top dictionary queries

Turkish - English