Examples of using Itirafta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sana itirafta bulunan kız.
Koyduğu için itirafta bulundu. Birkaç gün sonra, gemiye gizli bir kamera.
Hem itirafta bulunursan bütün ailen tehlikeye girer.
O itirafta bulundu, çünkü çok korkuyor.
Ancak itirafta bulunursan işler daha kolay yürür.
Kimse senden itirafta bulunmanı istemedi.
Lütfen, itirafta bulunmak istiyorum.
Kısacası onlara itirafta bulunduğum sahne aslında hayal ürünü.
Paulanın yakında itirafta bulunması gerekecek.
Brendan Dassey itirafta bulundu çünkü suçluluk hissi dayanılmaz hâle gelmişti.
Yani onlara itirafta bulunduğum sahne hayal ürünü.
Evet.- O zaman insanların itirafta bulunmak için buraya geldiğini de bilirsin.
Her hafta itirafta bulunmak için Kaczmareke gdiyorum.
Hafızası silindiğinden hiçbir itirafta bulunamayacak, sorgulanamayacak bir insan.
O zaman insanların itirafta bulunmak için buraya geldiğini de bilirsin.
Neden itirafta bulundu?
Dün geceye dair itirafta bulunmak istediğin bir şey var mı Cesare?
Söyleyemeyeceğiniz bir konuda itirafta bulundu yani.
Sana yalan söylemedim, sana itirafta bulundum!
Bay Rama gidip cipi biz çaldık diye itirafta edelim mi?