IZLENIMI in English translation

impression
izlenim
taklit
iz
taklidi
etkisi
etki
intiba
made
yapar
yapan
daha
yapıyor
yapalım
yapar mı
kıl
yap
yapın
açın
impressions
izlenim
taklit
iz
taklidi
etkisi
etki
intiba

Examples of using Izlenimi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bir adım diğerini takip eder, acele etme izlenimi vermeden.
One step follows another, with no impression of haste.
Her zaman sözleşmelerin izlenimi altında olmuştur.
Always been under the impression that contracts and executing them were optional.
Ve bölgesel elektrik çarpması izlenimi.
And suggest localized electrocution.
Her zaman sözleşmelerin izlenimi altında olmuştur.
Always been under the impression that contracts.
Cidden onun X-Men filmlerinde oynadığı izlenimi altındayım.
I'm honestly under the impression that she was in the X-Men movies.
Ortağının bu hayvanat bahçesinde olduğu izlenimi altında.
He's just under the impression that his partner is at this zoo.
Lola sende yılan insanı, izlenimi mi verdi?
Does Lola strikeyou as a snake person?
Çünkü feribot kazasında ölmüş izlenimi vermesi gerekiyordu.
Because I needed her to look like a ferry victim.
Şirketi, iyi oldukları izlenimi yaratmak istiyor.
Her company wants to have the appearance of being good people.
Ama burada seninle böyle yaşamak… ve yabancılara bu izlenimi veren hepimizden nefret ediyorlar. onurlarının kırılmasına neden oluyor.
But living with you here like this… brings dishonour on them, and they hate any of us who give that impression to foreigners.
korkunç bir olay olduğu izlenimi verdi. Rahip annemle babamın yaşadığı bir kazadan söz ediyordu ve onu tarif etme biçimi.
the way he phrased it maybe something terrible. made me feel like it was something big, involving my mother and my father.
Her şeyi anladığı izlenimi veren… Baskervilleli William, Finis Africaeye nasıl girileceğini bilmiyor.
Does not know how to enter the Finis Africae.- That William of Baskerville, who gives the impression of having understood everything.
Bu savaşta onunla ve diğer bir çok kişinin gösterdiği fedakarlıkla gurur duymadığım izlenimi.
That somehow, I wasn't proud of him or the sacrifice that he and so many others made in this war.
Sao Pauloda geleneksel reklamcılığa ihtiyacınız olmayabilir, ama bu ülkede 600 milyon medya izlenimi oluşturmam gerekiyor.
You might not need traditional advertising in Sao Paulo but in this country, I still need to generate 600 million media impressions.
Bay ridleynin Bay Hardwickenin vurulmasıyla bir şekilde Dayan. yaratmış olabileceği izlenimi düzeltmek istiyorum.
Hang on. I wish to correct the impression Mr. Gridley might have created by implying that he was somehow connected.
ederek Bay ridleynin Bay Hardwickenin vurulmasıyla bir şekilde Dayan. yaratmış olabileceği izlenimi düzeltmek istiyorum.
by implying that he was somehow connected I wish to correct the impression Mr. Gridley might have created Hang on.
bizim denizaşırı çağrı merkezleri kullanan… büyük bir girişim olduğumuz izlenimi uyandıracaktır.
A customer service representative with an Indian accent will create the impression.
Wendy, eyalet başsavcısının onun arkasında oturup… bir şeyleri etkilemeye çalıştığı izlenimi yaratmasının… iyi bir fikir olmayacağını düşündü.
Wendy didn't think it was a good idea for the State AG to be sitting behind her creating the impression he was trying to influence things.
Wendy, eyalet başsavcısının onun arkasında oturup… bir şeyleri etkilemeye çalıştığı izlenimi yaratmasının… iyi bir fikir olmayacağını düşündü.
For the State AG to be sitting behind her Wendy didn't think it was a good idea creating the impression he was trying to influence things.
Wendy, eyalet başsavcısının onun arkasında oturup… bir şeyleri etkilemeye çalıştığı izlenimi yaratmasının… iyi bir fikir olmayacağını düşündü.
Creating the impression he was trying to influence things. for the State AG to be sitting behind her Wendy didn't think it was a good idea.
Results: 453, Time: 0.0324

Izlenimi in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English