JILLIAN in English translation

Examples of using Jillian in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Susan Tyrrell( doğum adı: Susan Jillian Creamer; 18 Mart 1945- 16 Haziran 2012), Amerikalı aktris.
Susan Tyrrell(born Susan Jillian Creamer; March 18, 1945- June 16, 2012) was an American character actress.
Jillian, lütfen mahkemeye söyler misin teyzen Ellen öldükten sonra, baban New Yorka gelmeden önce sana ne söyledi?
Jillian, would you please tell the court what your daddy said to you before he left for new york the first time After your aunt ellen died?
Meghan Dowd, Carolyn Jillian, ve şimdi de Vanessa Gayle üçü de otoriter ve güçlü kadınlar, ve üçü
Meghan Dowd, Carolyn Jillian, and now Vanessa Gayle-- all three powerful women,
Jillian, hangarda ölen şu adam vardı ya, Joe Riggs… Olduğu kişi değil demişsin.
You said he wasn't who he claimed to be. the man who died in the Ark, Joe Riggs… Jillian.
Jillian şu an kimsenin aklına gelmeyecek, Batı Kanadının en güvenli yerinde.
As no one would think to look there. Jillian is in the safest place in the West Wing right now.
Jillian Batı Kanadının en emniyetli yerinde… en son akla gelecek bir yerde.
As no one would think to look there. Jillian is in the safest place in the West Wing right now.
Bütün hafta Jillian ile ilgilendim… ve sürekli bana,
I have been dealing with Jillian all week here…
Arkadaşım Natalie kısa süre önce bekarlığa geri döndü de… Merhaba Jillian. Gözümü karartıp söyleyeceğim, Hayır, hayır.
I'm gonna go out on a limb here but my friend Natalie is recently single, No, no, no, get off the limb right now. Hello, Jillian. and.
bavullardan biri de Phoenixten Jillian Rose diye birine ait.
one of them belongs to a… Jillian rose from phoenix.
Burada Karen adamla bankamatik önünde bir saat sonra da Jillian adamın odasına çıkıyor 19. kata.
That's karen with him at the atm, And an hour later, jillian went up to his room On the 19th floor.
Bak, Jillian, sinirlendi çünkü.
See, Jillian, she's pissed off because.
Ve sürekli bana, her geçen gün seni ne kadar daha fazla sevdiğini söyleyip durdu Bütün hafta Jillian ile ilgilendim.
And she kept telling me how much she loves you more and more each day. I have been dealing with Jillian all week here.
Yani… şuanda yapabileceğim en iyi şey Jillian ve Delindadan olabildiğince uzakta olmak.
So… the best thing I can do right now is get as far away from Jillian and Delinda as possible.
Cynthia Crowley Jillian Armenante.
Cynthia Crowley Jillian Armenante.
in Laleh Khalili, Jillian Schwedler( 2010),
in Laleh Khalili, Jillian Schwedler(2010), Policing
Aptal kız arkadaşın Jillianın söylediklerini duymak istemiyorum.
I do not want to hear what a stupid your friend Jillian has to say.
Bu senin hâlâ Jilliana aşık olman ile alâkalı.
This is about you still being in love with Jillian.
Belki Jillianı kaybetmiş olabilirsin ama en azından onun mutlu olmasına sevinebilirsin.
You may have lost Jillian, but you can at least be happy that she's happy.
Dün gece, Jillianla canlandırılan tren kazası 12. bölümdendi o sahne.
The train crash that they reenacted with Jillian last night… it's from episode 12.
Üstelik Jillianın aptal bir partide olması bizim suçumuz değil.
Plus, it's not our fault that Jillian got stuck at the stupid party.
Results: 578, Time: 0.0305

Top dictionary queries

Turkish - English