JILLIAN in Turkish translation

jillianı
jilliana

Examples of using Jillian in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Besides, I thought Jillian was the girl you waited your whole life for.
Ayrıca Jillianın tüm hayatın boyunca beklediğin kız olduğunu sanıyordum.
Champagne, anyone? I-I have to go and find Jillian.
Gidip Jillianı bulmalıyım.- Şampanya isteyen?
I-I have to go and find Jillian. Champagne, anyone?
Gidip Jillianı bulmalıyım.- Şampanya isteyen?
Agnes! Agnes, tell Jillian I'm not here.
Agnes, Jilliana burada olmadığımı söyle.
How does your heart feel about what Jillian just said?
Jillianın dediklerine karşı kalbin ne hissetti?
Ed, I want you to listen to Jillian with your heart.
Ed, Jillianı tüm kalbinle dinlemeni istiyorum.
I just always wanted to give Jillian… and Delinda all the things I never had.
Her zaman Jilliana ve Delindaya sahip olamadıklarımı vermek istedim.
What your stupid girlfriend Jillian has to say. No, I don't wanna hear.
Aptal kız arkadaşın Jillianın söylediklerini duymak istemiyorum.
We need to find out why Jillian was taking that envelope to him.
Jillianın, zarfı neden ona verdiğini öğrenmemiz gerekiyor.
I called Jillian.
Ben Jillianı aradım.
So come out with me and jillian then.
O zaman benimle Jilliana gel.
Agnes, tell Jillian I'm not here. Agnes!
Agnes! Agnes, Jilliana burada olmadığımı söyle!
About my time here. I went to see Jillian.
Buradaki zamanım hakkında Jillianı görmeye gittim.
If anything happens to you… wouldn't you want Jillian to be happy?
Eğer sana bir şey olsaydı, Jillianın mutlu olmasını istemez miydin?
Jillian. That's what this is about, right?
Tüm bunlar onunla ilgili, değil mi? Jilliana.
That's what this is about, right? Jillian.
Tüm bunlar onunla ilgili, değil mi? Jilliana.
The train crash that they reenacted with Jillian last night… it's from episode 12.
Dün gece, Jillianla canlandırılan tren kazası 12. bölümdendi o sahne.
I wanted to speak to Jillian.
Jillianla konuşmak istedim.
But I checked her out with Jillian. I should have told you.
Ama onu Jillianla beraber kontrol ettik. Sana söylemeliydim.
I should have told you. But I checked her out with Jillian.
Ama onu Jillianla beraber kontrol ettik. Sana söylemeliydim.
Results: 674, Time: 0.0599

Top dictionary queries

English - Turkish