KABACA in English translation

roughly
kabaca
yaklaşık
aşağı yukarı
tahminen
neredeyse
hemen hemen
takriben
-tam olarak
kabataslak
rude
kaba
ayıp
kabaca
kabaydı
terbiyesiz
crudely
kabaca
kaba
basically
aslında
esasen
kısacası
yani
resmen
genel olarak
özet olarak
kabaca
aslen
temelde
unceremoniously
kabaca
belirsiz bir şekilde
loosely
gevşek
the
genel olarak
olarak
kabaca
vulgarly
kabaca

Examples of using Kabaca in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kabaca söylersem, senin cebine onunkini bulmasını söyledim yani.
Basically, I told your cell phone to find her cell phone.
Narenciye ve sirke karışımı. Ama kabaca.
But crudely. A mixture of citrus juice and vinegar.
Bu çok kabaca.
That is very rude.
Narenciye ve sirke karışımı. Ama kabaca.
A mixture of citrus juice and vinegar. But crudely.
Cerrahi olarak değil. Kabaca.
Non surgically. Crudely.
Sence de kabaca değil miydi?
YOU DON'T THINK THAT'S RUDE?
Dale, bu duyduğum en kabaca şeydi.
Dale, that is the rudest thing I have ever heard.
Kabaca sordun. Ve ben yanıt vermemeyi seçtim.
You asked without manners and I chose not to answer.
Eski endüstri kabaca elenmek zorunda.
Old industries have to be harshly eliminated.
Kabaca ama doğru.
Crude, but accurate.
Orijinal FBI fotoğrafları, kabaca… parmak izleri
The original FBI photos were crude, based on fingerprints
Bunun ne kadar kabaca olduğunu bilmiyor musun?
Don't you see how gross that is?
Ben sadece kabaca yürüyüp gittim sen koşurken.
I just rudely walked away as you were talking.
Yani, kabaca 1 milyon tane dizüstü var.
So, in rough numbers, there are a million laptops.
Kabaca özetlemek gerekirse, evet.
Incisive sum-up, yes.
Kabaca, ama izin verirdim.
Snarky, but I will allow it.
Dan kabaca polis memuruna hakaret etti.
Dan rudely insulted a police officer.
Bu çok açık olurdu. Çok kabaca. Çok Archduke Ferdinand tarzı olurdu.
It would be so obvious, so crude, so Archduke Ferdinand.
Kabaca konuşma anne.
Don't speak rudely, mother.
Bu kabaca oldu.
That was mean.
Results: 675, Time: 0.0458

Top dictionary queries

Turkish - English