Examples of using Kabin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kabin altı mıydı? Onunla buluşacağımı sanıyordum.
Hey. Kabin 3ü buldum.
Şimdi gördüğünüz gibi bu kabin, bu kabin gibi boş.
Ortadaki kabin.
Tek kelime: kabin.
Sahil yakınındaki küçük kabin demeti senin mi?
Kabin basınç azaltımı tamamlandı. Her şey kilitlenmiş!
Ama nasıl? Ahbaplar, kabin kesinlikle kuantum alemine bir tünel?
Palmiyeler, esen rüzgarla sallanacak ve bir de kabin erkekleri.
Güzel küçük sessiz kabin.
Kabin Süper kapasitörler tarafından desteklenmektedir modern bilgi-eğlence sistemi ile donatılmıştır.
Kabin 3ü buldum. Hey.
Ama nasıl? Ahbaplar, kabin kesinlikle kuantum alemine bir tünel.
Çocuk hastahanesinde bir kabin kuruyorlar.
Sana bir soru sorabilir miyim?- Kabin birde.
Sondaki kabin.
Kabin, 12 oda.
Kaşif, burası Kabin 3 göbek boyunca dalmaya başlıyoruz.- Harika.
Sadece sorduğu adamın adını duydum… sonra kabin kapısını kapattı.
Sana bir soru sorabilir miyim?- Kabin birde?