Examples of using Kabinde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hadi. Kabinde biri var.
Evet.- Hayır. Kabinde yeterince yer yokmuş.
Barmen cinayetten yarım saat önce birinin kabinde kustuğunu söyledi.
İyi değil. Kabinde o şeylerden binlerce vardı.
Cordova oyunu kullanmaya gelmişti ki kabinde yığılıp kaldı.
Evet.- Hayır. Kabinde yeterince yer yokmuş.
Cordova oyunu kullanmaya gelmişti ki… kabinde yığılıp kaldı.
Evet.- Hayır. Kabinde yeterince yer yokmuş.
Kahretsin, evet. Ama bebeğini kabinde doğurmak yok.
Kahretsin, evet. Ama bebeğini kabinde doğurmak yok.
Birkaç gün sonra… kalktığımda Ellieyi kabinde buldum.
Birkaç gün sonra… kalktığımda Ellieyi kabinde buldum.
Empati kurmak için tasarlanan kabinde şizofreni hastalarının duydukları sesler canlandırılıyor.
Kabinde elektriğe kapıldık ve bir şekilde cennete geldik.
Kabinde daha rahat ederdiniz.
Kabinde kalın ve değerlendirmene devam et.
Bu kabinde çalışan satıcıyı arıyoruz.
Kabinde oturmamız gerektiğini kim söyledi?
Eğer kabinde bir on dakika daha kalsaydım.
Kabinde çalışıyorum Kay.