KABUK in English translation

shell
kabuk
paravan
mermi
kovan
fişeği
crust
kabuk
hamurlu
kenarlarını
kıtırı
tabakasının
ekmek
bark
kabuk
havla
hav hav
husk
kabuk
kılıfı
bir deri
yapraklı
hull
gövde
kaplama
omurga
tekne
kabuk
geminin
gemi
karina
scab
grev kırıcı
uyuz
kabuğu
the mantle
manto
mantle
örtüsü
kabuk
görevi
şöminenin
the rind
kabuklu
conch
deniz kabuğu
şeytanminaresini
deniz salyangozu
peel
soy
soymak
kabuğu
peeling

Examples of using Kabuk in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Benny Tim, kabuk böceği.
Benny Tim, the bark beetle.
Kabuk ve anten gider. Kabuk gider.
Off goes the crust… Off go the crust and antennae.
Kabuk bütünlüğü göstergesi% 4!
Hull integrity index 4%!
Kabuk yahnisi lezzetli kouyorr.
The conch chowder smells delicious.
Eti olmayan kabuk acı ve işe yaramazdır.
The rind without the flesh is bitter and useless.
Bu ağaç doğu kıyısında neredeyse hiç yok fakat bu kabuk yeni soyulmuş.
A tree almost non-existent on the east coast, but this bark was peeled recently.
Ya da kabuk.
Or a peel.
Kabuk için kusura bakma, genelde keserim ama… nedense kabuk seveceğini düşündüm.
I usually cut them off, But somehow I thought you would like crust.
Kabuk bütünlüğü hâlâ% 2de donmuş durumda.
Hull integrity index still frozen at 2.
Kör adam daha fazla kabuk bulamadı!
A blind man could find more conch!
Ve av ve kabuk.
And hunt and bark♪.
Çünkü o muzda yeterince kabuk yok.
Cause you ain't got enough peel on that nanner.
Sadece ileri ve kabuk boyunca devam et.
Just continue forward and along the hull.
Kabuk yukarı!- Kabuk aşağı!
Bark up! Bark down!
Kaptan darbeden 3 kabuk deliğim var.
Captain, I have 3 hull breaches from the impact.
Alın size kahvaltı için kabuk!
Bark for breakfast!
Kaptan darbeden 3 kabuk deliğim var.
Captain, I have three hull breaches from the impact.
Şiddetli travmaya bağlı yaralanmalar çam iğneleri, kabuk ve bitki özü izleri var.
Massive blunt force trauma injuries, pine needles, bark, and traces of sap.
Şuna bak. Kabuk iyileşiyor.
Look. The bark is healing.
Gidip kabuk bulup bana bikini yapacağız.- Hey, Tina.
We're gonna go find shells and make me a shell bikini. Hey, Tina.
Results: 667, Time: 0.0402

Top dictionary queries

Turkish - English