Examples of using Kafein in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bilmem, kafein beni yumuşatıyor.
Kalsın. Kafein işimize yarayabilir, değil mi?
Biz yemeklerimizi kafein karbonat ve mısır şurubuyla mahvediyoruz.
Tamam. Kalsın. Kafein işimize yarayabilir, değil mi?
Kafein yapay değil bence.
Kafein yapay değil bence.
Kafein, tirosin ve B12 kokteyline ne dersin?
Kafein yasal. Tekrar başlamayın.
Hiçbir şey hatırlamayan, kafein bağımlısı bir Pikachusun yani.
Kafein bağımlısı bir Pikachusun yani.
Kafein bağımlısı bir Pikachusun yani.
Kafein alırken çok daha iyi bir dinleyiciyimdir.
Kafein, efendim. Teşekkür ederim.
Kafein, senin en son ihtiyacin olan sey.
Kafein alerjisi mi? Bu durumda olmasının nedeni gerçekten kahve mi?
Kafein almış örümceklerin ağlarını gördün mü?
Yani ozetle kafein depolama vakti gelmistir. Night Shyamalan filmi icin.
Ben de. Allaha şükür kafein ve Adderall var, değil mi?
Ben de. Allaha şükür kafein ve Adderall var, değil mi?
Kafein yasak, Pete.