Examples of using Kafes in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kuşlar için kafes yapmaya başladık.
Kâse, kafes ya da bir tasma görmedim, hiçbir şey yok.
Kafes dövüşü.
İlk kafes dövüşümde, kendimi bunu sadece para için yaptığıma ikna etmiştim.
Kafes getirin!
Kafes heyecanı.
Bu tam kafes eğitimi* gibi bir şey.
Tuvalette kapalı kaldığım için kafes dövüşünün üç raundunu kaçırmıştım.
Kafes bir kaç yıldır boş duruyordu.
Bu kafes ne?
Yeyy, kafes neyin nesi?
Lady Gaga ve Madonnanın kafes maçını kim kazanırdı?
Bir gün kafes dövüşü, sonra cinayet mi?
Kafes dövüşüyle başlayacaksın.
Kafes dövüşü yapmak?
Kafes dövüşü yapmak seni iyi bir hoca yapmıyor ama Scott.
Demir Kafes!
Kafes ne için ki?
Kafes sayısını azaltın… Ortamı kuru ve güvenli tutun.
Kafes içinde dans etmeyi, biliyor musun?