Examples of using Kampta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Matobonun askerleri başkentin dışındaki üç kampta saklanıyorlar.
Kampta yolumu bulmam haftalar aldı.
Kampta tüm vampirleri beslediğim zaman tamamen emildim, Sookie.
Biz kampta olabildiğince iyi gibiyiz!
Kampta papaz olmadığını bildiğimden aileye hizmet etmeye geldim.
Kampta olduklarını mı söyledi?
Kampta bir kızla tanışmış.
Kalanımız dağlarda kampta. Buranın kuzeyinde.
Clarke, kampta bir patlayıcı stoku bulduğunu söylemişti.
Sence kampta sadece kadınların ve çocukların olduğunu söylemek zekice miydi?
Kampta tutuluyor olabilir.
Kampta hayatta kalanlar vardı.
Bu Crystal Creekdeki kampta ölen insanların intikamını alan biri değil.
Kampta poligon varmış,
Kampta işine yarayacak birkaç bir şey daha var.
Bu kampta bir radyo istasyonu varsa burasıdır.
Kampta neler oluyor yahu?
Sorun ikimizin de kampta olmak zorunda olması.
Bu kampta herşey var.
Kampta tutsak olmayan yeni gelenlerin ölümü.