KANKAM in English translation

buddy
ahbap
kanka
arkadaş
dost
evlât
dude
ahbap
kanka
herif
eleman
abi
züppe
hacı
moruk
erkek
dostum
my boy
oğlum
evlat
adamım
dostum
benim oğlan
benim çocuk
kankam
benim eleman
my best friend
iyi arkadaşım
iyi dostum
yakın arkadaşım
yakın dostum
güzel arkadaşım
güzel dostum
sıkı dostum
benim en iyi arkadaşım
arkadaşım ve koridorun karşısında yaşayan iyi bir arkadaşım
homey
kanka
ahbap
ev gibi
rahat
dostum
adamım
arkadaşım
kanki
evcimen
my man
adamım
dostum
benim erkeğim
kocam
adamim
benim adam
oğlum
abi
kankam
wingman
eküri
kankam
kanat adamında
kanat adamı olacaksın
bir yardımcıya
bir arkadaşa
kol kanat
bestie
kanka
arkadaşım
en yakın arkadaşım
kanki
dostuna
bernade
my pal
dostum
arkadaşım
kankam
kardeşim
my mate
arkadaşım
dostum
eşim
kankam
my BFF

Examples of using Kankam in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Şu kiraz numaranı kankam Mark Cherry için yapar mısın?
How about you do that cherry trick for my boy Mark Cherry?
Ye bakalım küçük kankam.
Eat up, little homey.
Orada iyi misin kankam?
You okay in there, bestie?
Sen benim şey… Nasıl derler, kankam olmalısın.
You have to be what's called"my wingman.
Toprağın bol olsun Louis! Kankam Louisi hapsettiler!
My man Louis' locked up! RIP, Louis!
Metalci adamım. Kankam.
my metalhead guy, my dude?
Kankam Jack… Sorgulama konusunda özel bir yetenektir.
My pal Jack… he's got a special gift for interrogations.
Gel küçük kankam.
Come on, little homey.
Akşamdan kalmalığı burada geçirmekten beteri yoktur, kankam.
Ain't nothing worse than having a hangover in this place, buddy.
Bana büyük bir ilham verdin, kankam.
You totally inspired me to greatness, bestie.
Çünkü Bretin de benim kankam olması gerekiyordu.
Cause Bret was supposed to be my wingman.
Bana kimi seveceğimi söyleyebileceğin anlamına gelmez. Fakat kankam olman.
Doesn't give you the right to tell me who I can love. But being my best friend.
Kankam Kıvırcık Robu ararım.
Call my mate, Fuzzy Rob.
Kankam bilir.
My pal knows.
Allah aşkına karşısında kankam Ruffy var.
He's up against my buddy Rolf, for God's sake.
Ne dersin kankam?
What do you say, bestie?
Hadi gidelim. Gel küçük kankam.
Let's go. Come on, little homey.
Sen benim şey nası derler kankam olmalısın.
You have to be what's called"my wingman.
Bana kimi seveceğimi söyleyebileceğin anlamına gelmez. Fakat kankam olman.
But being my best friend doesn't give you the right to tell me who I can love.
Bunu kankam Gobbler için aldım.
I got this for my mate gobbler.
Results: 178, Time: 0.047

Top dictionary queries

Turkish - English