Examples of using Kaputa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ellerinizi kaputa koyun. Çantaları bırakın.
Freddie, kaputa bakar mısın?
Ve elini kaputa koydu.
Denemek mi? Kaputa baksana?
Denemek mi? Kaputa baksana.
Tarihindeki en uzun kaputa sahip.
Hareket halindeyken kapıyı aç… Indiana Jones gibi aracın altına tırman… kaputa çık ve ön cama bir not yaz.
arabayı tekmeleyip, kaputa vurmaya başladı. Bağırarak ve küfrederek.
alüminyum ön tampon korumaları ve kaputa sahipti.
Seni kaputa yasladı, kafana matkabı dayadı…
Seni kaputa yasladı, kafana matkabı dayadı… ama sen işaret diliyle anlamadığını söylemeye çalıştın.
Naokoyu kaputa bağlasak yeridir çünkü havalandığında aynen öyle bir his olacak. Ama ne?
Ben de üçünü arkaya atıp, dördüncüyü de kaputa oturttum ve ellerini de.
Pek bir eklenti yapmadım. Engel için pistte soldaki ilk raya göre arabayı iyi ayarlayabilmek amacıyla kaputa taktığım bant dışında.
Ellerini kaputa koy.
Ellerini kaputa koy.
Ellerinizi kaputa koyun.
Tarihindeki en uzun kaputa sahip.
Kaputa bir bakayım da.
Bir de spreyle kaputa Geber domuz!