KARANTINA in English translation

quarantine
karantina
karantina altına alın
containment
muhafaza
karantina
koruma
kapsama
önleme
sınırlama
çevreleme
isolation
tecrit
karantina
yalıtım
izole
izolasyon
yalnızlık
soyutlanma
lockdown
tecrit
karantina
kilit
kilitleme
kapatma
kapatılsın
decon
arındırma
karantina
quarantined
karantina
karantina altına alın
quarantines
karantina
karantina altına alın
quarantining
karantina
karantina altına alın

Examples of using Karantina in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hukumet, bu salgin icin karantina bolgeleri olusturdu.
The Government has set isolation regions for this outbreak, For anyone who is still healthy.
Karantina bölgeleri kırmızı.
The quarantined areas are circled in red.
Tüm karantina önlemlerini ve testleri yaptığınız için teşekkürler- Hey.
Hey.- Thank you for doing all the quarantining and testing.
Karantina bölgesi, karantina bölgesi. Hayır!
Containment area, containment area, move into position. No!
Gerçek belirtiler olmadan, karantina kaldırılacaktı.
Without real symptoms, the lockdown is lifted.
Bu koridorun sonundaki merdivenler karantina koğuşuna çıkıyor.
At the end of this hall, the stairs lead to the isolation ward.
Bir gecede iki karantina.
Two quarantines, one night.
Karantina alanını genişletmemiz gerekir. Onları arındırma odasından revire taşımak için.
We will need to expand the quarantined area. To move them from decon to Sickbay.
Tüm karantina önlemlerini ve testleri yaptığınız için teşekkürler- Hey.
Thank you for doing all the quarantining and testing.-Hey.
Zephyrde karantina modülünün kaybolduğunu anlayacak kadar çok… zaman geçirdim.
When the containment module is missing. I have been on the Zephyr enough to notice.
Birinci seviye karantina istiyorum.
I want a Level one lockdown.
Manu haklı. Karantina acımasızca.
Manu was right. Isolation is cruel.
Test… Gerekli olursa karantina.
Testing… quarantining if need be.
Varyanttan git.- Karantina var.
You will have to detour. This area's quarantined.
Zephyrde karantina modülünün kaybolduğunu anlayacak kadar çok… zaman geçirdim.
To notice when the containment module is missing. I have been on the Zephyr enough.
Saat mi? Kırmızı saat karantina demektir.
The clock? Red clock means lockdown.
Manu haklı. Karantina acımasızca.
Isolation is harsh. Manu is right.
Elbette müze daima kapanabilir ve karantina altına alınabilir.
And quarantined. Well, of course the museum can always be shut down.
Karantina merkezinin etrafında barikat oluşturdular.
They have created a barricade around this containment center.
Hala karantina merkezinin hemen dışındayız. Cevap alamıyoruz.
We're still right outside the containment center. We're not getting any answers.
Results: 1230, Time: 0.0442

Top dictionary queries

Turkish - English