KARAVANLAR in English translation

caravans
karavan
kervan
kafile
trailers
karavan
römork
fragman
treyler
dorseyi
rvs
karavanları
RV

Examples of using Karavanlar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Beyaz karavanlar ve çingeneler.
White vans and Gypos.
Bu tip karavanlar oldukça hoştur. Bu geçici.
Vintage airstreams, these things are nice. This is temporary.
Karavanlar geleceğin işi.
Mobile homes are the thing of the future.
Neden satmasın? Karavanlar geleceğin işi.
Why not? Mobile homes are the thing of the future.
Kaldığımız otelin otoparkında, karavanlar için yer vardı.
And the parking lot of the hotel that we stayed at had an area for RV's.
Kocaman mekanik karavanlar keresteleri taşır ve Kongo dışına kamyon veya trenlerle nakledilir.
Great mechanical caravans carry the timber away… siphoned out of the Congo by truck and train.
Ama karavanlar kontrplaktan yapılır
But caravans are made from plywood,
Üzgünüm… Ama adadaki tüm karavanlar öyle ya da böyle buraya gelirler.
I'm sorry,… but all the trailers on the island come through here sooner or later.
tırlar, karavanlar ve aklına gelebilecek her şey, ellinci geleneksel yağmur dansı festivalinde.
trucks, trailers, whatever you can think of, forourfifthannual rain dance festival.
Ben kazanmış olabilirim ama dürüst olmak gerekirse Rutledge salatalar hakkında ne kadar bilgisi varsa benim de karavanlar hakkında o kadar bilgim var.
I may have won, but to be honest, I know as much about trailers as Rutledge knows about salads.
Atysin korunmasına çok önem vermeleriyle dikkat çekerken, Karavanlar daha gizli,
playful, and highly protective of Atys, while the Karavan are more secretive
Karavana binin.
Get in the van.
Sadece karavana binin, lütfen.
Just get in the van, please.
Karavandan attığım adamı hâlâ bulamadınız mı?
Still no sign of the guy I threw out the trailer, huh? No?
Karavan kazasında ölen kadın için dua ayini bu.
It's a prayer service for the woman who was killed in the van accident.
Ruthienin hala karavanından çıkmaması çok garip.
Mighty strange Ruthie hasn't been out of her trailer yet.
Magistranın karavanı şehrin kenarında bulunmuş.
The magistrate's caravan has been discovered on the edge of town.
Ama sana karavan alman için verdiğim borcu ödemene ihtiyacım var.
But I really need you to pay me back the money I lent you to buy the van.
Karavanın saldırıya uğradığını duyduk.
We heard the caravan was attacked.
Eğer Valinin karavanı saldırıya uğrarsa birisi onu nerede bulacağını biliyor demektir.
If the governor's caravan was attacked, it means someone knew where to find it.
Results: 48, Time: 0.0359

Top dictionary queries

Turkish - English