Examples of using Kasap in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kasap ziyarete geldi.
Bazısı büyüdüğünde kasap veya fırıncı veya şamdan üreticisi olur.
Kasap tekerlek üstünde mi?
Ortada birden fazla kasap ve elma pürecisi var bu da yeni bir durum.
Kasap satırı gibidir suratı'''' Görünmez üzgün, yansıtmaz acısını.
Kasap ne tarafta?
Kasap muhitindeki.
Kasap dükkanında doğan, kasaplık bir hayvan gibiydim.
Amcamın kasap dükkanında çalışmaya bir iş mi diyorsun sen, Charlie?
Pek de iyi kasap değilmişsin ha?
Eğer Kasap Jack Lalanne değilse,
Kasap ve oğluyla ilgili bilgi sızmış bile.
Kasap, Darken Rahl gibi mezarından kalkıp gelmiş olabilir mi?
Kasap dükkanındaki işime geri döneceğim.
Kasap Brendanın yaptığı dövme çıkmıyor.
Kasap bu.
Evet, babamı bahçede kasap bıçağı ile nöbet tutarken buldum.
Onlara kasap bakmış.
Şimdi kim kasap, Marmax?
Kasap bıçağı dövmesi.