Examples of using Kase in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kase, neler oluyor? Kahretsin?
Ona, amber tepside bir altın testi ve iki su mermeri kase verin.
Hadi ama Kase.
Bu güzelmiş. Evet, Cicim, daha çok kase lazım.
Ayrıca, atıştırmak için, yarım kase dolusu üzümüm de var.
Bu bir Dezzy Dez ve bir Kasey Kase.
daha çok kase lazım.
June ve Kase.
Evet.- Biraz süt. 2 büyük kase chili ve.
Dört hafta için 380 çalışana kaç kase gerekiyor?
Ölmeden önce hala yapmam gereken şeyler var. Kase!
Ölmeden önce hala yapmam gereken şeyler var. Kase!
Söylemesi zor, 30 ayrı kase var.
Tapınakların herbirinde bir tane kase buldular. Sonuncusunda hariç.
Kase derken, büyük bir kase kastettim.
Kase alacağım.
Kase.- Sanırım Barney bu duruma pek de alışık değil.
Kase, Bay Cobb,
Altına kase koy gitsin.
Bize 2 kase pilav getir!