Examples of using Kaset in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
bir sürü kaset çaldım.
derhal istifa edersen, bu kaset de kaybolur.
Arjantinden AMDye, içinde 3 kaset olan bir paket göndermiştim.
Yapmamız gereken bir tane daha Amerikan karşıtı kaset var.
Geçen sene yılbaşında Guangzhoudaki kuzenim 4 bin kaset satmıştı.
Eric Cartmanın Britney Spears gibi giyindiği bir kaset vardı?
Yetenek avcıları artık kaset dinlemiyor.
İlk çıkışını bilemem ama kaset çılgın gibi satılır.
Sağ ol Hyde.- Kaset. Harika.
Kaset bozuldu.
Kaset bizde.
Kaset nerede?
Kaset ta kendisi, polise her şeyi anlatacaktı.
Bu kaset geçen hafta doldurulmuş.
Kaset bile satmıştım.
Bunlarınki kaset israfı.
Kaset bu.
Kaset nerede?
Kaset bende ve o bunu biliyor.
Kaset sende mi?