Examples of using Kavmin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin.
Meryem oğlu İsa, bir misal olarak anlatılınca senin kavmin hemen bağrışmaya başladılar.
artık bizimle bu fâsık kavmin arasını ayır'' dedi.
Ad( kavmin) e gelince; onlar yeryüzünde haksız
Benim için değerli olan DMT deneyimlerim gibi, bu kavmin, genişleyen ve hareket alanı sağlayan teknolojisinin de çok değerli olduğunu hissediyorum.
İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin durumu böyledir.
Ve şüphesiz o( Kuran), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz( ondan) sorulacaksınız.
Böylece de zulmeden kavmin kökü kesildi ve hamd, alemlerin Rabbi Allaha.
Fakat biz, o kavmin( Mısırlıların) zinet eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiş, sonra da onları atmıştık; aynı şekilde Samiri de atmıştı.
Böylece de zulmeden kavmin kökü kesildi ve hamd,
Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allaha hamdolsun.
Böylece de zulmeden kavmin kökü kesildi ve hamd,
artık bizimle bu fâsık kavmin arasını ayır'' dedi!
Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin.
Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.
Allah Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.
Allah Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.
Dediler ki: Biz sana olan vadimizden, kendi kudret ve irademizle dönmedik. Fakat biz, o kavmin( Mısırlıların)
Ad( kavmin) e de kardeşleri Hudu( gönderdik):'' Ey kavmim, Allaha kulluk edin, sizin Odan başka tanrınız yoktur.
verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik, ancak o kavmin( Mısır halkının) süs eşyalarından birtakım yükler yüklenmiştik, onları( ateşe) attık, böylece Samiri de attı.
