Examples of using Kaynar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Vatanseverlik kanımızda kaynar.
Evet, KITT bu kaset ikimizi de kaynar sulardan kurtardı.
Kaynar suda 3 dakika beklet.- Hazır erişte paketleri!
Bunu düşündüğümde bilirsin kanım kaynar.
Yapamam! Bir canlıyı kaynar suya atamam.
Bu adamlar yürüyor ve o da… Kaynar ve onu izler.
Bebek donuyor biberonu al yukarı götür de anneannen biraz kaynar su versin.
Öğretmenimiz,'' su 100 derecede kaynar.'' dedi.
Her on dakikada bir sancı oluyor, ve kaynar suyum var.
Su yüz derecede kaynar.
Su, deniz seviyesinde 100 santigrat derecede kaynar.
su daha düşük sıcaklıkta kaynar.
Beynim de çok çabuk kaynar.
İçindeki ateşli tutku yanar ve kaynar.
Hayal gücü, cezvedeki su gibi kaynar.
Kaynar suyum var.
Biraz da kaynar su getir.
Bir tencere kaynar su.
Ve üzerine kaynar su içeceksiniz.
İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.