Examples of using Kazansa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O adam piyangoyu kazansa bile surat asar.
Ama şeytanlar kazansa bile bunu görmek için orada olamayacaksın.
Kazansa bari susardı en azından.
Warwick kazansa bile, George bundan yinede birşey kazanamayacak.
Yani Sharpe kazansa bile kaybeder.
Bu felaket çocuk kazansa bile ödülü, geç kalmış olacak.
Bu yüzden kazansa bile Sharpe kaybeder.
Sanırım eğer beni kazansa, nasıl bir.
Kazansa ne olur?
Kazansa da kaybetse de aynı tepkiyi vermeye çalışıyorum.
Rahip kazansa bile, sana asla geri dönmeyeceğim!
Kazansa da kaybetse de bir önemi yok.
Beş milyar bile kazansa ona böyle demem.
Ve yine de kazansa da çünkü boşluğu doldurulacak.
Bir balet, tekme atma yeteneği kazansa, ne kadar güçlü olurdu?
İnsan ruhunu kaybettikten sonra dünyayı kazansa ne yazar?
Yani Zane milyonlarca dolar kazansa.
Kumud, bi kere kazansa nolur?
Kumud, bi kere kazansa nolur?
Keşke bir şey kazansa.
